2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Çocuk Psikiyatrisi) Uzmanı Mehmet Akif Cansız önemli açıklamalarda bulundu. Otizmin doğru tanınması, erken fark edilmesi ve doğru desteklenmesinin önemine dikkat çekildi.
Otizmi Doğru Tanımak, Erken Fark Etmek ve Doğru Desteklemek
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün yalnızca otizm spektrum bozukluğunu tanımak için değil; otizmli bireylerin, ailelerinin ve bakım verenlerin yaşadığı güçlükleri daha iyi anlamak, toplumsal duyarlılığı artırmak ve kapsayıcı bir yaklaşımı yaygınlaştırmak açısından önemli bir gün olduğu vurgulandı.
Otizm Tek Tip Bir Tablo Değildir
Otizm spektrum bozukluğunun; sosyal iletişim ve sosyal etkileşim alanlarında güçlükler, yineleyici davranış örüntüleri, sınırlı ilgi alanları ve duyusal farklılıklarla seyreden nörogelişimsel bir durum olduğu ifade edildi. Ancak otizmin tek tip bir tablo olmadığı, her bireyin güçlü yönleri, zorlandığı alanlar, iletişim biçimi ve destek gereksiniminin farklı olduğu belirtildi. Bu nedenle her çocuğun ve her ailenin kendi özgül koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Otizm Nadir Bir Durum Değildir
Otizmin toplumda sanıldığının aksine nadir görülen bir durum olmadığı, günümüzde artan farkındalık ve tarama uygulamaları sayesinde çocukların daha erken dönemde fark edilebildiği ifade edildi. Böylece değerlendirme ve destek süreçlerine zamanında başlanabildiği belirtildi.
Erken Tanı ve Müdahale Büyük Önem Taşır
Türkiye’de aile hekimliklerinde yürütülen izlem ve tarama programları sayesinde otizmli çocukların erken dönemde fark edilebildiği, erken fark edilme ve uygun yönlendirmenin çocukların gelişimsel kazanımları açısından son derece önemli olduğu ifade edildi. Bilimsel temelli eğitsel müdahaleler, özel eğitim uygulamaları ve rehabilitasyon süreçlerinin otizmli çocukların yaşamını kolaylaştırmada kritik rol oynadığı vurgulandı.
Otizme Eşlik Eden Güçlükler Göz Ardı Edilmemeli
Otizme dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri, kaygı sorunları, uyku problemleri, davranışsal güçlükler, duyusal hassasiyetler ile dil ve iletişim alanında ek zorluklar gibi birçok gelişimsel ve psikiyatrik durumun eşlik edebileceği ifade edildi. Bu nedenle otizmin değerlendirilmesinde çocuğun tüm gelişim alanlarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımın gerekli olduğu belirtildi.
Ailelerin Yükünü Görmek Toplumsal Sorumluluk
Otizmli çocukların ailelerinin tanı sürecinden eğitime erişime, günlük yaşam düzeninden sosyal önyargılarla mücadeleye kadar birçok alanda uzun ve yorucu bir süreç yaşadığı belirtilerek, otizm farkındalığının yalnızca bilgi sahibi olmak değil; aileleri anlamak ve desteklemek anlamına geldiği ifade edildi.
Kapsayıcı Dil Kullanımı Önemli
Otizm hakkında konuşurken kullanılan dilin son derece önemli olduğu, etiketleyici ve dışlayıcı ifadelerin farkındalığı artırmadığı, aksine damgalanmayı güçlendirdiği vurgulandı. Otizmli bireylerin yalnızca tanılarıyla tanımlanamayacağı, her bireyin kendi özellikleri ve potansiyeliyle değerli olduğu ifade edildi.
Kurumsal Çalışmalar Devam Ediyor
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nın otizmin erken tanısı ve müdahalesine yönelik nörogelişimsel taramaları yürüttüğü, çocuklara ve ailelere bilimsel temelli destek hizmetleri sunulduğu belirtildi.
2 Nisan’ın, otizmli bireylerin yaşadığı güçlüklerin daha iyi anlaşılması, ihtiyaç duydukları alanlarda destek ve dayanışmanın artırılması açısından önemli bir farkındalık günü olduğu vurgulanarak, toplumun tüm kesimlerinin daha kapsayıcı bir yaklaşım geliştirmesi gerektiği ifade edildi.
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Çocuk Psikiyatrisi)
Uzmanı Dr. Mehmet Akif Cansız





