Uluslararası kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlanan Epstein dosyaları, Türkiye’de geçmişte yapılan bazı uyarıları da gündeme taşıdı. Sosyal medyada paylaşılan değerlendirmelerde, MHP’li eski Sağlık Bakanı merhum Osman Durmuş’un 1999 depremi sonrası aldığı kararlar, domuz gribi aşılarına yaklaşımı ve Oktar Babuna sürecindeki itirazları yeniden hatırlatıldı. Kullanıcılar, Durmuş’un o dönem eleştirilen çıkışlarının bugün farklı bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
“İyi Niyetle Gelmedi” Tartışması Yeniden Masada
Paylaşımlarda, 1999 Marmara Depremi sonrasında ABD’ye ait 2 bin kişilik hastane gemisinin Türkiye’ye girişine izin verilmemesi kararı hatırlatıldı. Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un, geminin “insani yardım” gerekçesiyle gelmediğini savunduğu ve bu nedenle eleştirildiği ifade ediliyor. Bugün ise bu kararın, küresel güç dengeleri ve güvenlik hassasiyetleri çerçevesinde yeniden yorumlanması gerektiği görüşü öne çıkıyor.

Oktar Babuna Süreci ve “DNA” İddiaları
Sosyal medya paylaşımlarında dikkat çekilen bir diğer başlık, Oktar Babuna için ülke genelinde düzenlenen kan toplama kampanyaları oldu. Merhum bakanın bu sürece sert şekilde karşı çıktığı, toplanan kanların akıbetine ilişkin soru işaretleri dile getirdiği ve bunun “DNA üzerinden yürütülen bir oyun” olabileceğini savunduğu iddia edildi. Paylaşımlarda, toplanan kanların bir bölümünün daha sonra yurt dışında ortaya çıktığı yönündeki iddialar da yeniden gündeme taşındı.


Domuz Gribi Aşıları ve Kamuoyu Tepkisi
2009 yılında küresel ölçekte uygulanan domuz gribi aşıları konusunda Osman Durmuş’un mesafeli yaklaşımı da hatırlatıldı. O dönem bu tutumun yoğun eleştirilere neden olduğu, hatta bazı kesimler tarafından “bilim karşıtlığı” olarak nitelendirildiği vurgulanırken; bugün aşı politikaları, ilaç şirketleri ve küresel sağlık stratejilerine yönelik tartışmaların artmasıyla birlikte, Durmuş’un yaklaşımının farklı bir zeminde ele alındığı belirtiliyor.
“Ucuzluk, Kalite ve Toplumsal Sessizlik” Eleştirisi
Paylaşımlarda, 2000’li yılların ortalarından itibaren yaygınlaşan düşük fiyatlı gıda ve giyim ürünlerine de dikkat çekildi. Bazı kullanıcılar, kalite düşüşü, kimyasal içerikler ve uzun vadeli sağlık etkileri konusunda toplumun yeterince sorgulayıcı davranmadığını savundu. “23 yılda yaşananlar başka ülkelerde olsa büyük tepkiler doğardı” görüşü dile getirilirken, toplumsal sessizlik eleştirildi.
Sosyal Medyada Yükselen Slogan
Tartışmaların merkezinde yer alan ifadelerden biri de “Türkiye’yi Türkler yönetmedikçe neslimizi her alanda yok edecekler” söylemi oldu. Bu söz, destekleyenler tarafından milli hassasiyet vurgusu olarak değerlendirilirken; eleştirenler ise genelleme ve komplo iddialarına dayandığını savunuyor.
Kamuoyunda Yeniden Değerlendirme Çağrısı
Ortaya atılan iddialar ve paylaşımlar, merhum Osman Durmuş’un kararlarının ve açıklamalarının bugünün koşullarında yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir tartışma başlattı. Konunun, sağlık politikaları, ulusal güvenlik ve toplumsal bilinç başlıkları altında daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Kaynak: Haber Merkezi




