“Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı Devridir”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı kapsamlı değerlendirmede “Terörsüz Türkiye” hedefinin devlet politikası haline geldiğini belirterek, Türkiye’nin yeni yüzyılda milli birlik ve kardeşlik ekseninde yol alacağını vurguladı.
Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk ile Kürt arasında hiçbir ayrım olmadığını ifade ederek, “Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk neyse Kürt odur, Kürt neyse Türk de aynısı olmuştur. Bin yıllık ortak tarih, ortak kültür ve ortak inanç bir millete vücut vermiştir. Bu milletin adı Türk Milleti’dir.” dedi.
“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Tarihi Rol Üstlendi”
Bahçeli’nin açıklamasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan ve 5 Ağustos 2025’te çalışmalarına başlayan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun faaliyetlerine geniş yer verildi.
Yaklaşık 6,5 ay süren çalışmalar kapsamında:
- 20 toplantı gerçekleştirildi,
- 137 kurum temsilcisi ve kişinin görüşüne başvuruldu,
- 50 milletvekilinden 47’sinin oyuyla hazırlanan rapor 17 Şubat 2026 tarihinde kabul edildi.
Bahçeli, komisyonun demokratik, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayışla çalıştığını belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi, temel anayasal ilkeleri ve üniter devlet yapısı esas alınmıştır.” ifadelerini kullandı.

“Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı Devridir”
Yeni dönemin rotasının netleştiğini kaydeden Bahçeli, Türkiye’nin iç bünyesinde aşılmaz bir birlik ve beraberlik şuuru oluşturduğunu söyledi.
“Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı devridir.” diyen Bahçeli, terörün sona ermesiyle birlikte barış, huzur ve demokrasinin güçleneceğini ifade etti.
Açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle oldu:
- Silahların susmasıyla siyasetin konuşacağı,
- Terörün bitişiyle kalıcı huzur ortamının tesis edileceği,
- Demokratikleşme ve hak özgürlük alanlarının genişleyeceği,
- Ekonomik kalkınma ve refah artışının hızlanacağı.
“Af ve Cezasızlık Algısına Prim Verilmeyecek”
Bahçeli, terör örgütünün tüm unsurlarıyla feshi ve silah bırakma sürecinin güvenlik ve istihbarat kurumları tarafından takip ve teyit edilmesi gerektiğini belirtti.
Silahsız döneme geçişte yapılacak hukuki düzenlemelerin şehitlerin hatırasını zedelemeyecek, gazilerin mücadelesine gölge düşürmeyecek bir çerçevede ele alınacağını ifade etti.
Toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek geçici ve müstakil bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulabileceğini belirten Bahçeli, “Af ve cezasızlık algısına prim verilmeden gerekli adımlar atılmalıdır.” dedi.
“Türk’ün İtibarı Kürt’ün İtibarıdır”
Bahçeli konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Türk’ün itibarı Kürt’ün itibarıdır. Kürt’ün iffeti Türk’ün iffetidir. Türk’ün onuru Kürt’ün onurudur. Bunların mecmuu büyük Türk Milletinin şanıdır, şerefidir, haysiyetidir.”
Bahçeli’nin açıklaması, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda siyasi ve hukuki düzenlemelerin gündeme geleceği yeni bir sürecin işareti olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı devridir..
“Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk neyse Kürt odur, Kürt neyse Türk’te aynısı olmuştur..
“Bu iki halk tarih boyunca bin yıllık ortak tarih, ortak kültür ve ortak inanç kapsamında bir millete vücut vermiş,
Bu milletin adı da Türk Milletiyle anılmıştır.
Nitekim devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’dir..
Milletimiz de Türk Milletidir.
‘Terörsüz Türkiye” hedefiyle devlet ve millet kudreti hem teyit edilmiş, hem de dışımızdan bizi yenemeyenlere karşı iç bünyemizde;
Aşılamaz, yıkılamaz birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuru güncellenip güçlendirilerek yeni yüzyılın rotası belirlenmiştir..
Milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclis en üst seviyede inisiyatif almış,
Birkaçı dışında siyasi partilerin büyük çoğunluğu meseleye sorumlu ve duyarlı yaklaşmışlardır..
Bu sayede Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tesis edilen;
‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ 5 Ağustos 2025 tarihinde fiilen çalışmalarına başlamıştır..
Yaklaşık 6,5 ay süresince komisyon 20 toplantı yapmış,
137 kurum temsilcisi ve kişinin bilgi ve görüşüne başvurmuş,
Nihayet 17 Şubat 2026 Salı günü de hazırlığı yapılan raporunu tamamlamıştır..
Komisyon üyesi 50 milletvekilinden 47’sinin oyuyla ikmal edilen rapor kabul edilmiştir..
Evvela komisyonda görev yapan her milletvekili arkadaşıma huzurlarınızda gönül dolusu teşekkürlerimi iletiyorum..
‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle ilgili samimi gayret ve girişimlerin en önemli ayağı komisyon raporuyla teşekkül etmiştir..
Bahse konu bu rapora sefalet manifestosu diyenlerin bizzat kendileri sefih ve sefildir..
Demokratik, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayış ölçeğinde kurulan;
‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ üstlendiği tarihi rolle tabuları yıkmış, ezberleri bozmuştur..
Hiç kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır..
Hiç kimse milli birlik ve kardeşliğimizi, barış ve huzur ortamıyla pekiştirme amacını perdelemeye kalkışmamalıdır..
Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı devridir..
Yeni yüzyılda terörsüz ve tereddütsüz Türkiye’yi ihya etmek;
Vatan ve millet sevgisinde buluşan herkesin müşterek gayesi olmalıdır..
Üçüncü bir göz, yabancı bir el, dışarıdan bir arabulucu olmaksızın;
Milli iradenin muhterem temsilcileri bir devlet politikası olan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine layık-i veçhileyle hizmet etmişlerdir..
Sırayı siyasi ve hukuki düzenlemeler almıştır..
Kaldı ki bundan sonra nelerin yapılacağı anlaşılır ve açıklayıcı bir üslup hüneriyle raporda takdim ve tespit edilmiştir..
Bulanık suda balık avlayan şaşkalozlar, iyi dinleyin, şu sözlerime tıkanmış kulağınızı verin..
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu,
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini, temel anayasal ilkelerini, demokratik işleyişini ve üniter devlet yapısını esas alan bir anlayışla çalışmıştır..
Bu kapsamda Türkiye Modeli tebarüz etmiştir..
Bölgesel ve küresel tansiyonun yükseldikçe yükseldiği sancılı bir dönemde tek yürek Türkiye fotoğrafı netleşmiş ve bundan sonraki yol haritası şekillenmiştir..
Milli birlik ve kardeşliğimizin yanı sıra, demokrasimiz daha da güçlenecektir..
Kalkınma ve refah artışı daha görünür ve hissedilir olacaktır..
Bölücü terörün kanlı döngüsünü kıran Türk-Kürt kardeşliği ilelebet payidar kalacaktır..
Kardeşlik hukukumuz, tek millet gerçeğimiz iyice kök salacaktır..
Silahların susmasıyla siyaset konuşacaktır..
Terörün bitişiyle barış ve huzurun bahar mevsimi kalıcı hale gelecektir..
Ortak geçmişimizle ortak geleceğimizin temelleri kazılacaktır..
Demokratikleşme, ortak vatandaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınmasıyla ekonomik refah çıta yükseltecektir..
Terörsüz Türkiye’nin kazananı herkes, hepimiz, milletimizin tamamı olacaktır..
Bu da yetmez, kademe kademe ulaşılacak ‘Terörsüz Bölge’ hedefiyle etrafımız barış ve kardeşlik kuşağıyla ihata edilecektir..
Bölücü terör örgütünün münfesih olmasının yanında silah bırakılmasının güvenlik ve istihbarat kurumlarımızca takibi, teyidi ve ölçülebilir kriterleri netleşir netleşmez;
Hukuki düzenlemelerin süratle ve şeffaflıkla hayata geçmesi mümkün hale gelecektir..
Adalet duygusunu zedelemeden, şehitlerimizin hatıralarını lekelemeden,
Gazilerimizin mücadelelerine gölge düşürmeden;
Silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleşecektir..
Raporda da kaydedildiği üzere;
Örgütün tüm unsurlarıyla feshi, silahların teslimi ve bırakılması sürecinde;
İhtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda ortaya çıkan anlayış birliği çok değerlidir..
Toplumsal bütünleşmenin güç kazanması maksadıyla,
Silah bırakmayla birlikte işleyen süreci ve sonrasını yönetecek müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye vurgu yapılması da ayrıca önemli ve kıymetlidir..
Af ve cezasızlık algısına prim vermeden ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin çerçevesi de çizilmelidir.
Türk’ün itibarı Kürt’ün itibarıdır.
Kürt’ün iffeti Türk’ün iffetidir.
Türk’ün onuru Kürt’ün onurudur.
Bunların mecmuu da büyük Türk Milletinin şanıdır, şerefidir, haysiyetidir..”
Devlet BAHÇELİ..




