Gazeteci Zafer Şahin, Jeffrey Epstein dosyalarının kamuoyuna yansıyan yeni bölümleri üzerinden “küresel sistem” eleştirisini sertleştirerek, Batı medeniyetinin ahlaki ve siyasi yapısına dair ağır iddialar ortaya koydu. Şahin, yazısında dünya siyasetini şekillendiren elit ağların şantaj, istismar ve güç ilişkileri üzerinden işlediğini savundu.
Gazeteci Zafer Şahin, kaleme aldığı “Epstein Medeniyeti Kazanırsa” başlıklı yazısında, Jeffrey Epstein dosyaları etrafında yürüyen tartışmaları merkeze alarak küresel güç yapısına yönelik sert eleştiriler yöneltti. Şahin, kamuoyuna yansıyan milyonlarca belgenin, uzun süredir “komplo teorisi” olarak görülen birçok iddiayı yeniden gündeme taşıdığını belirtti.

Şahin’e göre, “küresel sistem” olarak adlandırılan yapı; yalnızca ekonomik ve siyasi bir düzen değil, aynı zamanda ahlaki bir çöküşün de adı. Yazıda, Epstein’in etrafında şekillenen ilişkiler ağının, dünyaya yön veren bazı elit çevrelerin karanlık yüzünü ortaya koyduğu savunuldu.
Gazeteci, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yıllar önce Batı’ya yönelik kullandığı sert ifadeleri hatırlatarak, Epstein belgeleri sonrasında bu sözlerin yeniden tartışmaya açıldığını ifade etti. Şahin, belgelerde yer alan iddiaların, küresel ölçekte etkili isimlerin Epstein ile çeşitli düzeylerde temas kurduğunu öne sürdüğünü vurguladı.
Yazıda, Epstein’in yalnızca bireysel suçlarla anılmadığı; aksine uluslararası ölçekte bir istismar, fuhuş ve insan kaçakçılığı ağıyla ilişkilendirildiği dile getirildi. Şahin, bu yapının temel motivasyonunun yalnızca maddi kazanç olmadığını, aynı zamanda siyaset ve ekonomi üzerinde baskı ve yönlendirme amacı taşıdığını iddia etti.
Zafer Şahin, bazı küresel ölçekte tanınmış isimlerin Epstein üzerinden şantajla kontrol altına alındığına yönelik iddialara da yer verdi. Bu çerçevede, küresel karar alma mekanizmalarının “özgür irade” ile değil, baskı ve çıkar ilişkileriyle şekillendiğini savundu.
Pandemi sürecine de değinen Şahin, küresel krizlerin ekonomik ve teknolojik dönüşümleri hızlandırdığını, bu süreçlerden belirli şirketlerin ve çevrelerin büyük kazanç sağladığını ifade etti. Yazıda, pandemi döneminde yaşanan gelişmelerin küresel sistem eleştirilerini daha görünür kıldığı vurgulandı.
Batı medeniyetinin uzun yıllardır “hukuk, demokrasi ve insan hakları” söylemiyle idealize edildiğini belirten Şahin, bu değerlerin pratikte yalnızca güçsüzler için işletildiğini öne sürdü. Yazıya göre, seçkinlerin bu kurallara tabi olmadığı bir düzen söz konusu.
Zafer Şahin, toplumsal yapının temel taşı olan aile kurumunun hedef alındığını, kültürel dönüşümlerin küresel projelerle desteklendiğini iddia ederek, son yıllarda hız kazanan sosyal ve kültürel kampanyaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Yazısının sonunda Şahin, Epstein belgelerinin insanlık için bir “dönüm noktası” olduğunu ifade ederek, bundan sonraki mücadelenin küresel güçlere karşı direnenlerle onları destekleyenler arasında yaşanacağını ileri sürdü. Şahin, “Kral çıplak” vurgusuyla, küresel sistemin sorgulanması gerektiğini belirterek yazısını sert bir çağrıyla tamamladı.
Haber: Zafer Şahin




