Türkiye genelinde 15 ili kapsayan “Ailem Güvende” soruşturmasında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Soruşturmanın mali boyutunda MASAK incelemeleri de dikkat çekti. Çeşitli kaynaklarda yer alan MASAK verilerine göre altı derneğe farklı dönemlerde toplam 3 milyon 359 bin 167 dolar tutarında yurt dışı kaynaklı transfer gerçekleştirildiği bildirildi. Para hareketlerinin kaynağı ve soruşturma kapsamındaki faaliyetlerle bağlantısı ise adli makamlar tarafından araştırılıyor.
Türkiye’de çocukların, gençlerin ve aile yapısının korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında başlatılan “Ailem Güvende” operasyonları, 15 ili kapsayan geniş çaplı soruşturmayla gündeme geldi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda Emniyet ve Jandarma birimleri tarafından yürütülen soruşturmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem gerçekleştirildi.
Soruşturmalarda fuhşa aracılık veya yer temini iddiaları, müstehcen içerik üretimi ve yayılması, çocukların bu içeriklere maruz bırakılması ve bazı işletmelerde gerçekleştirildiği değerlendirilen hukuka aykırı faaliyetler başlıklarının incelendiği bildirildi.
MASAK incelemesi soruşturmanın mali boyutunu ortaya çıkardı
Operasyonun dikkat çeken başlıklarından biri de soruşturmanın mali boyutu oldu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığının tespit edildiğini açıkladı.
Bakan Gürlek, söz konusu para hareketlerinin kaynağı ile soruşturmalara konu faaliyetler arasında bağlantı bulunup bulunmadığının araştırıldığını belirtti. Bu nedenle yurt dışından fon alınmış olması tek başına bir suç isnadı olarak değerlendirilmemeli; soruşturmanın konusu, söz konusu finansal hareketlerin hukuki niteliği ve soruşturma kapsamındaki faaliyetlerle bağlantısıdır.
6 derneğe 3 milyon 359 bin 167 dolarlık transfer iddiası
Soruşturma hakkında yayımlanan haberlerde ve MASAK incelemesine dayandırılan bilgilerde, LGBTİ+ alanında faaliyet gösteren altı derneğe farklı dönemlerde toplam 3 milyon 359 bin 167 dolar tutarında yurt dışı kaynaklı transfer gerçekleştirildiği öne sürüldü.
Aktarıldığı bildirilen tutarlar şöyle sıralandı:
- SPoD: 1 milyon 570 bin 692 dolar
- HEVİ: 762 bin 939 dolar
- Pozitif Yaşam Derneği: 518 bin 525 dolar
- LİSTAG: 314 bin 220 dolar
- Lambda İstanbul: 103 bin 650 dolar
- Pozitif İz Derneği: 89 bin 138 dolar
Bu rakamların, kamuoyuna yansıyan MASAK incelemesine ilişkin haberlerde yer alan tutarlar olduğu; Adalet Bakanlığı’nın resmi açıklamasında ise tek tek dernek ve transfer tutarlarının yayımlanmadığı önem taşıyor. Resmi açıklamada yalnızca bazı derneklere yurt dışından yüksek tutarlı fonlar aktarıldığının tespit edildiği ve bu hareketlerin soruşturma konusu faaliyetlerle bağlantısının araştırıldığı belirtildi.
ABD ve Fransa bağlantılı transferler de incelemede
Kamuoyuna yansıyan MASAK verilerine ilişkin haberlerde, transfer kaynakları arasında ABD Dışişleri Bakanlığı bağlantılı ödemeler ile Fransa Büyükelçiliği, Hollanda ve Almanya bağlantılı kamu kurumları ile çeşitli uluslararası kuruluş ve vakıfların isimleri yer aldı.
Bazı haberlerde ayrıca ILGA Europe, European Endowment for Democracy ve German Marshall Fund gibi uluslararası kuruluşların da transfer listelerinde bulunduğu aktarıldı.
Örneğin SPoD’un kendi internet sitesinde yayımlanan bir raporda, kuruluşun bir çalışmasının German Marshall Fund’ın Black Sea Trust for Regional Cooperation desteğiyle gerçekleştirildiği bilgisi yer alıyor.
Burada önemli ayrım ise şu: Bir kuruluşun yurt dışındaki bir kamu kurumu, vakıf veya uluslararası kuruluş tarafından fonlanması, tek başına o kuruluşun herhangi bir suç faaliyetine karıştığını göstermez. Soruşturmanın hukuki açıdan belirleyici noktası, finansal hareketlerin niteliği ve varsa soruşturma konusu eylemlerle bağlantısının ortaya konulmasıdır.
“Ailem Güvende” operasyonu hangi illerde yürütülüyor?
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre operasyonların merkezleri İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin oldu. Bu beş il merkezli çalışmalar toplam 15 ili kapsıyor.
Soruşturmalarda emniyet ve jandarma birimlerinin yanı sıra cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda farklı yöntemlerden yararlanıldığı bildirildi.
Bakan Gürlek’in açıklamasına göre soruşturma kapsamında;
- gizli soruşturmacı görevlendirildi,
- teknik ve fiziki takip yapıldı,
- tanık beyanları değerlendirildi,
- dijital materyaller incelendi,
- görüntü kayıtları araştırıldı,
- eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi,
- bazı sosyal medya hesapları ve internet siteleri hakkında erişim engeli tedbirleri uygulandı.
İstanbul’daki soruşturmanın ayrıntıları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın bir bölümünde 38 şüpheli ve 54 adres hakkında işlem yapıldığı bildirildi.
Başsavcılık açıklamasına yansıyan bilgilere göre operasyon kapsamında uyuşturucu ve uyarıcı madde olduğu değerlendirilen maddeler, kaçak alkol, ruhsatsız tabanca, kamera kayıt cihazları ve cep telefonları ele geçirildi.
Açıklamada ayrıca bazı işletmelerin faaliyetlerinin ve soruşturma kapsamında değerlendirilen eylemlerin incelendiği belirtildi.
İzmir’de “Zenne Arif” olarak bilinen Arif Saçlı da gözaltına alındı
Soruşturmanın İzmir ayağında kamuoyunda “Zenne Arif” adıyla bilinen Arif Saçlı’nın da gözaltına alındığı bildirildi.
Habertürk’ün aktardığı bilgilere göre gözaltı işlemi İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında gerçekleştirildi.
Soruşturma kapsamında kişilerin hukuki durumlarının, delillerin değerlendirilmesinin ardından adli makamlarca belirleneceği belirtildi.
73 internet sitesi ve hesaba erişim engeli
Operasyonun dijital ayağında da önemli sayıda içerik ve hesap hakkında işlem gerçekleştirildi.
Adalet Bakanı Gürlek, soruşturmalarda çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişimin engellenmesi tedbirinin uygulandığını açıkladı. Bazı haberlerde bu kapsamda 73 internet sitesi ve sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği bilgisi yer aldı.
Bu tedbirlerin kapsamı ve hukuki gerekçeleri, ilgili kararlar doğrultusunda değerlendiriliyor.
Bakan Gürlek: “Mücadelemiz kararlılıkla sürecek”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonların 2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı vizyonu ile 2026/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti.
Gürlek, çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan suç yapılanmaları, istismar ağları ve yasa dışı faaliyetlere karşı mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti.
Bakanlığın açıklamasında operasyonların temelinde, çocukların ve aile kurumunun korunmasına ilişkin anayasal sorumluluk vurgulandı.
Soruşturmanın odağında çocukların korunması da bulunuyor
Yetkililerin açıklamalarına göre soruşturmanın önemli başlıklarından biri, çocukların ve reşit olmayan gençlerin yaş ve gelişim seviyelerine uygun olmayan içeriklerle karşı karşıya bırakıldığı iddiaları.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada soruşturmanın; çocukların üstün yararı, aile kurumunun korunması ve toplum düzenine ilişkin değerlendirmeler çerçevesinde yürütüldüğü bildirildi.
Bununla birlikte, soruşturma kapsamında yer alan iddiaların henüz kesinleşmiş mahkeme kararları olmadığı ve şüpheliler bakımından masumiyet karinesinin geçerli olduğu unutulmamalı.
Yurt dışından fon almak tek başına suç mu?
Soruşturmanın gündeme gelmesinin ardından en çok merak edilen konulardan biri de derneklerin yurt dışından fon almasının hukuki durumu oldu.
Kamuoyuna yansıyan hukuki değerlendirmelere göre Türkiye’de derneklerin mevzuata uygun şekilde yurt dışından ayni veya nakdi yardım alması, gerekli bildirim ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi şartlarıyla mümkündür. Dolayısıyla bir derneğin yabancı bir kurumdan fon almış olması tek başına suç işlendiği anlamına gelmez.
Bu nedenle soruşturmanın hukuki açıdan belirleyici unsuru, söz konusu fonların hangi amaçla kullanıldığı, gerekli yasal bildirimlerin yapılıp yapılmadığı ve para hareketlerinin soruşturma konusu başka eylemlerle bağlantısının bulunup bulunmadığı olacaktır.
Soruşturmanın bundan sonraki aşaması merak konusu
15 ili kapsayan operasyonla ilgili adli süreç devam ederken, soruşturmanın mali ayağındaki incelemelerin de sürdüğü bildiriliyor.
Özellikle MASAK tarafından incelendiği belirtilen para transferlerinin;
- hangi tarihlerde gerçekleştirildiği,
- hangi kaynaklardan geldiği,
- hangi amaçlarla kullanıldığı,
- derneklerin faaliyetleriyle bağlantısının bulunup bulunmadığı,
- mevzuat kapsamında gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığı
gibi başlıkların soruşturma kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.
Yetkililerin nihai değerlendirmeleri ve soruşturma dosyasına ilişkin yeni açıklamalar geldikçe, operasyonun hukuki ve mali boyutunun daha net ortaya çıkması bekleniyor.
Sonuç
“Ailem Güvende” operasyonu, 15 ilde yürütülen kapsamlı bir adli soruşturma olarak gündemdeki yerini koruyor. Resmi açıklamaya göre 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Soruşturmanın mali ayağında ise bazı derneklere yurt dışından aktarıldığı belirtilen yüksek tutarlı fonlar MASAK incelemesine konu oldu.
Kamuoyuna yansıyan MASAK verilerine ilişkin haberlerde altı derneğe toplam 3 milyon 359 bin 167 dolar tutarında transfer gerçekleştirildiği ileri sürülürken, bu para hareketlerinin soruşturma kapsamındaki faaliyetlerle bağlantısı konusunda henüz kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savcılık ve mahkemeler tarafından ortaya konulacak deliller, finansal hareketlerin hukuki niteliğinin ve varsa suç bağlantılarının belirlenmesinde esas olacak.


















