2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Hikâye

Yalova’da düzenlenen 2. Uluslararası Kâğıt Festivali’nde 281 yıllık kâğıt mirası sanatla yeniden yorumlandı. Festival kapsamında gerçekleştirilen panelde kenevirin kâğıt başta olmak üzere farklı sektörlerdeki kullanım alanları ele alınırken, Türklerin Çinlilerden önce kâğıt üretmiş olabileceğine ilişkin araştırmalar da gündeme taşındı.

2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Hikâye
2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Hikâye
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Yalova’da düzenlenen 2. Uluslararası Kâğıt Festivali’nde 281 yıllık kâğıt mirası sanatla yeniden yorumlandı. Festival kapsamında gerçekleştirilen panelde kenevirin kâğıt başta olmak üzere farklı sektörlerdeki kullanım alanları ele alınırken, Türklerin Çinlilerden önce kâğıt üretmiş olabileceğine ilişkin araştırmalar da gündeme taşındı.

YALOVA – Yalova’da 18-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali, kentin 281 yıllık kâğıt geçmişini sanat, kültür, tarih ve geleneksel üretim yöntemleriyle yeniden gündeme taşıdı.

Yalova Belediyesi koordinasyonunda, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası ile Yalova İl Özel İdaresi’nin paydaşlığında, festival komisyon başkanı ve küratör Suna Koçal’ın koordinasyonunda gerçekleştirilen festivalde; sergiler, paneller, atölyeler ve farklı sanat disiplinlerine yönelik etkinlikler düzenlendi.

Festival kapsamında 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan 21 stantta kâğıt sanatı, resim, heykel, ebru, tezhip, karikatür, hüsn-i hat, kaligrafi, cilt, linol baskı ve origami gibi farklı sanat dalları ziyaretçilerle buluştu.

Etkinliklerin en dikkat çekici başlıklarından biri ise kenevirden geleneksel yöntemlerle üretilen Yalova kâğıdının sanat eserlerine dönüşmesi oldu.

KENEVİR KÂĞIDI 115 SANATÇININ ESERİNE DÖNÜŞTÜ

Festival kapsamında İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi’nde geleneksel yöntemlerle üretilen kenevir kâğıtları, farklı sanat disiplinlerinde çalışmalar yapan 115 sanatçıya gönderildi.

Sanatçılar kendilerine ulaştırılan Yalova kâğıtlarını kendi sanat anlayışları doğrultusunda yorumlayarak birbirinden farklı eserler ortaya koydu.

Böylece aynı doğal liften üretilen kâğıt; resim, ebru, tezhip, hüsn-i hat, kaligrafi, linol baskı ve çağdaş sanat uygulamalarının ortak malzemesine dönüştü.

Festival Komisyon Başkanı ve serginin küratörü Suna Koçal, çalışmanın yalnızca tarihi bir üretim yöntemini hatırlatmakla sınırlı olmadığını, kâğıdın yaşayan bir kültür ve sanat alanı olarak ele alınmasını amaçladıklarını belirtti.

Koçal’ın küratörlüğünde hazırlanan sergide, farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçıların çalışmaları aynı çatı altında buluşturuldu.

Sergide Devrim Erbil, İsmail Acar, Fuat Güner ve Özdemir Erdoğan gibi sanatçıların eserlerinin yanı sıra UNESCO Türkiye’de Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi’nde yer alan Hikmet Barutçugil, Fuat Başar, Dürdane Ünver ve Nilgün Gencer başta olmak üzere toplam 115 sanatçının çalışmaları yer aldı.

2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Hikâye

YALOVA’DA “BİR KENEVİR LİFİ, BİNBİR SANAT” PANELİ

Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri de Yalova Kent Müzesi’nde gerçekleştirilen “Bir Kenevir Lifi, Binbir Sanat; Bir Kâğıt, Binbir İfade” başlıklı panel oldu.

Suna Koçal’ın moderatörlüğündeki panelde sanatçı Hikmet Barutçugil, sanatçı Fuat Başar ve Dr. Mustafa Küçük konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde kâğıdın tarihsel gelişimi, geleneksel kâğıt üretim teknikleri, doğal liflerin kullanımı, kâğıdın sanatla ilişkisi ve kenevirin farklı sektörlerdeki potansiyeli ele alındı.

Panelin dikkat çeken başlıklarından biri ise Türklerin kâğıt üretim tarihine ilişkin değerlendirmeler oldu.

“TÜRKLER ÇİNLİLERDEN ÇOK ÖNCE KÂĞIT YAPMIŞ OLABİLİR”

Sanatçı Hikmet Barutçugil, panelde kendisine ulaştığını belirttiği bir araştırmadan söz ederek, Türkistan bölgesindeki erken dönem kâğıt üretimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Barutçugil, 1978 yılında gerçekleştirilen bir araştırmada Çinlilerden daha önce Türkistan bölgesinde kâğıt üretildiğine ilişkin bulguların ortaya konulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kâğıt konusunda yeni bir araştırma elime geçti. Bir Amerikalı araştırmacının makalesi bir dergide yayımlandı. Orada 1978’de yapılan bir araştırmada Çinlilerden çok daha önce Türkistan bölgesinde kâğıt yapıldığı bulundu.”

Barutçugil, söz konusu araştırmada dut ağacının soymuklarının kullanıldığı ve liflerin “kakat” adı verilen ahşap bir çekiçle dövülerek keçeleştirildiğine ilişkin bilgiler bulunduğunu aktardı.

Bu bulguların kâğıdın tarihine ilişkin bilinen anlatıların yeniden incelenmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Barutçugil, Türklerin Çinlilerden önce kâğıt üretmiş olabileceğine ilişkin görüşünü de dile getirdi.

Bu değerlendirme, festival panelinde kâğıt tarihinin yalnızca bilinen kronoloji üzerinden değil, yeni araştırmalar ve farklı kültürlerin üretim gelenekleri üzerinden de ele alınması gerektiği tartışmasını beraberinde getirdi.

KENEVİRİN KÂĞIT ÜRETİMİNDEKİ POTANSİYELİ GÜNDEME GELDİ

Panelde öne çıkan bir diğer konu ise kenevirin kâğıt üretimindeki kullanım potansiyeli oldu.

Kenevirin yalnızca kâğıt üretiminde değil; kozmetik, kimya, tekstil, sanayi ve inşaat gibi farklı alanlarda değerlendirilebildiğine dikkat çekildi.

Hikmet Barutçugil, kenevirin Türkiye açısından ekonomik değer taşıyabilecek ürünlerden biri olduğunu belirterek, özellikle hızlı üretim döngüsü ve lif yapısının kâğıt ham maddesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Barutçugil, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu kenevir meselesi çok önemli. Türkiye’nin ekonomisini ihya edecek, büyük değerler katacak bir ürün.”

Kenevirin farklı türlerinin bulunduğuna dikkat çeken Barutçugil, uyuşturucu etkisi bulunmayan türlerin de mevcut olduğunu belirterek Türkiye’de kenevirin geçmişteki kullanım alanlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Festivalde kenevir konusu yalnızca ekonomik yönüyle değil, geleneksel üretim, sürdürülebilir malzeme, sanat ve kültürel miras bağlamında da ele alındı.

2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Hikâye

“KÂĞIT SANATLA YENİDEN CANLANIYOR”

Panelde kâğıdın sanatla ilişkisine de geniş yer verildi.

Dr. Mustafa Küçük, kâğıdın yalnızca üzerine yazı yazılan sıradan bir malzeme olmadığını, geleneksel sanatların kâğıda yeni bir anlam ve hayat kazandırdığını ifade etti.

Küçük, kâğıdın geleneksel sanatlarla ilişkisini şu sözlerle anlattı:

“Kâğıt meft gibidir yani ölü gibidir. Ölüler azizdir bizim dinimizde, yakılmaz. Kalem ve yazılan o şey de kâğıdı canlandıran ruh gibidir. Kat’, ebru, tezhip gibi sanatlar o kâğıdı yeniden canlandırır.”

Osmanlı arşivlerinde farklı özelliklere sahip çok sayıda kâğıt türünün kullanıldığına dikkat çeken Küçük, kâğıdın tarih boyunca bilginin, sanatın ve kültürel birikimin nesiller arasında aktarılmasındaki rolüne vurgu yaptı.

FUAT BAŞAR: “YALOVA KÂĞIDA ADETA BAŞKENTLİK YAPIYOR”

UNESCO Türkiye’de Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi’nde yer alan sanatçı Fuat Başar da festival kapsamında düzenlenen etkinliklerde kâğıdın medeniyetler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Başar, Yalova’da gerçekleştirilen festivalin kâğıt mirasının yeniden görünür hale getirilmesi bakımından önemli olduğunu belirtti.

Kâğıdın medeniyetlerin bilgi ve kültür birikimini kuşaktan kuşağa taşıyan önemli araçlardan biri olduğunu ifade eden Başar, Yalova’nın tarihsel konumuna vurgu yaptı.

Başar, değerlendirmesinde:

“Böylesine köklü bir mirasın sanat aracılığıyla yeniden görünür hale getirilmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Medeniyet elçisi olan kâğıda Yalova adeta başkentlik yapıyor.”

ifadelerini kullandı.

1745’TEN BUGÜNE 281 YILLIK KÂĞIT MİRASI

Yalova’nın kâğıt tarihinin önemli dönüm noktalarından biri 1745 yılında İbrahim Müteferrika tarafından kurulan kâğıt imalathanesi olarak öne çıkıyor.

Osmanlı döneminde Yalova’da kurulan bu üretim tesisi, kentin kâğıt tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

  1. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali de bu tarihsel mirası yalnızca geçmişe ait bir bilgi olarak ele almak yerine, geleneksel üretim yöntemlerini günümüz sanatıyla buluşturarak yeniden yorumladı.

Festival kapsamında düzenlenen sergilerde kadim Türk sanatları ile çağdaş sanat uygulamaları bir araya gelirken; edebiyat, fotoğraf ve müzik gibi farklı sanat alanları da kâğıt teması etrafında buluştu.

21 STANTTA KÂĞIT SANATININ FARKLI YÜZLERİ SERGİLENDİ

15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda oluşturulan festival alanında 21 stant ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.

Stantlarda kâğıt sanatının farklı uygulamalarının yanı sıra resim, heykel, ebru, tezhip, karikatür, hüsn-i hat, kaligrafi, cilt, linol baskı ve origami gibi sanat dallarından örnekler sergilendi.

Atölye çalışmaları sayesinde ziyaretçiler yalnızca eserleri izlemekle kalmadı; kâğıdın üretim ve sanat sürecini yakından tanıma fırsatı da buldu.

Festival böylece kâğıdı yalnızca bir yazı ve baskı materyali olarak değil, kültür, sanat, tarih, üretim ve sürdürülebilirlik ekseninde çok boyutlu bir değer olarak ele aldı.

YALOVA KÂĞIDI GEÇMİŞTEN GELECEĞE TAŞINIYOR

İkinci kez gerçekleştirilen Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali, kentin 281 yıllık kâğıt geçmişini günümüz sanat anlayışıyla buluşturdu.

Kenevirden geleneksel yöntemlerle üretilen kâğıtların 115 sanatçı tarafından farklı biçimlerde yorumlanması, festivalin kültürel miras ile çağdaş sanat arasındaki bağlantısını ortaya koydu.

Festivalde ayrıca kâğıdın tarihsel gelişimi, Türkistan’daki erken üretim iddiaları, kenevirin farklı sektörlerdeki kullanım alanları ve geleneksel Türk sanatlarının kâğıtla ilişkisi kapsamlı biçimde ele alındı.

Yalova’nın 1745 yılında başlayan kâğıt hikâyesi, 281 yıl sonra düzenlenen festivalle yeniden sanatın merkezine taşınırken, kâğıdın geçmişten geleceğe aktarılabilecek kültürel bir miras olduğu mesajı öne çıktı.

Festival; sergileri, panelleri, atölyeleri ve farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren etkinlikleriyle Yalova’nın kâğıt kültürünü yeniden gündeme taşırken, kenevirin kâğıt üretimindeki potansiyelini de sanat ve ekonomi perspektifinden tartışmaya açtı.

Yalova Başak

2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Hikâye
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Yalova Başak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.