YALOVA – Dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkan Alzheimer hastalığına ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla her yıl 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Özkan Avcı, Alzheimer hastalığında erken dönemde değerlendirme ve tanının önemine dikkat çekerek, unutkanlık başta olmak üzere günlük yaşamı etkileyen değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Yaşlanan nüfusla birlikte nörolojik hastalıkların görülme sıklığının dünya genelinde giderek arttığına dikkat çeken Dr. Mehmet Özkan Avcı, beyin, omurilik, sinir ve kasları etkileyen hastalıkların kişilerin yaşam kalitesi üzerinde önemli sonuçlar oluşturabildiğini ifade etti.
Bu hastalık grupları içerisinde demansın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Avcı, halk arasında “bunama” olarak da bilinen demansın en sık nedeninin Alzheimer hastalığı olduğunu kaydetti.
Alzheimer Hastalığı Nedir?
Alzheimer hastalığının, beyindeki sinir hücrelerinin ilerleyici şekilde hasar görmesi sonucunda ortaya çıkan nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirten Dr. Avcı, hastalığın çoğunlukla 65 yaş ve üzerinde başladığını ancak daha genç yaşlarda da görülebileceğini ifade etti.
Alzheimer hastalığında en sık ve erken dönemde ortaya çıkan belirtilerin hafıza ile ilgili olduğuna dikkat çeken Avcı, unutkanlığın zaman zaman herkes tarafından yaşanabilecek sıradan unutkanlıktan farklı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle unutkanlığın kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olabileceğini belirten Avcı, hastalığın ilerleyen dönemlerinde farklı bilişsel, davranışsal ve fiziksel belirtilerin de ortaya çıkabileceğini aktardı.
Günlük Yaşamı Etkileyen Unutkanlık Önemli Bir Uyarı İşareti
Alzheimer hastalığının erken belirtileri arasında günlük işleri yerine getirmekte zorlanma, yakın geçmişte yaşanan olayları hatırlayamama, öğrenme ve planlama güçlükleri ile kelime bulma sorunlarının görülebileceğini belirten Dr. Avcı, kişilik ve davranış değişikliklerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Hastalığın belirtileri arasında;
- Günlük yaşamı etkileyecek düzeyde unutkanlık,
- Öğrenme ve planlama güçlükleri,
- Kelime bulmada zorlanma,
- Yön ve adres bulmada güçlük,
- Kişilik ve davranış değişiklikleri,
- Aşırı kuşkuculuk,
- Günlük işleri yerine getirmekte zorlanma,
- Yeme alışkanlıklarında değişiklik,
- Uyku düzeninde bozulma,
- Tuvalet alışkanlıklarında değişiklik
gibi durumların yer alabileceği bildirildi.
Hastalık ilerledikçe yürüme güçlüğü, düşmeler, yutma problemleri ve kilo kayıpları gibi fiziksel sorunların da ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.
İleri evrelerde ise kişinin iletişim kurma becerisinin ciddi şekilde bozulabildiği, günlük yaşam aktivitelerini tek başına gerçekleştiremediği ve bakım ihtiyacının ortaya çıkabildiği belirtildi.
Alzheimer İçin En Önemli Risk Faktörleri: Yaş ve Genetik Yatkınlık
Alzheimer hastalığında en önemli risk faktörlerinin başında yaş ve genetik yatkınlığın geldiğini belirten Dr. Mehmet Özkan Avcı, aile öyküsünün ve bazı genetik özelliklerin hastalık riskini artırabileceğini ifade etti.
Özellikle APOE ε4 gibi bazı genetik özelliklerin Alzheimer hastalığı açısından risk artışıyla ilişkili olabildiği, ancak genetik yatkınlığın tek başına hastalığın kesin olarak ortaya çıkacağı anlamına gelmediği vurgulandı.
Bunun yanında yaşam biçimi ve genel sağlık durumuyla ilişkili çeşitli faktörlerin de Alzheimer hastalığı açısından önem taşıdığı belirtildi.
Yüksek tansiyon, yüksek kan yağları, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, yetersiz fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı, sosyal izolasyon, işitme kaybı, kafa travmaları ve hava kirliliğinin hastalık riskinin artmasıyla ilişkilendirilen faktörler arasında bulunduğu ifade edildi.
Sağlıklı Yaşam Tarzı Alzheimer Riskinin Azaltılmasında Önem Taşıyor
Alzheimer hastalığında yalnızca tedavi değil, hastalığın ortaya çıkma riskini azaltmaya yönelik koruyucu yaklaşımların da önemli olduğu belirtildi.
Uzmanlar tarafından özellikle düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, zihinsel olarak aktif bir yaşam ve sosyal hayata katılımın önemine dikkat çekiliyor.
Düzenli yürüyüş ve fiziksel egzersizin yanı sıra sağlıklı beslenmenin de genel beyin sağlığı açısından önemli olduğu belirtilirken, Akdeniz tipi beslenme yaklaşımının tercih edilebileceği ifade edildi.
Sigara ve alkolden uzak durulması, stresin mümkün olduğunca azaltılması ve kişinin sosyal yaşam içerisinde aktif kalmasının da sağlıklı yaşlanma açısından önemli olduğu vurgulandı.
Beyni Zinde Tutmak İçin Zihinsel Aktivite Öneriliyor
Beynin sürekli olarak yeni uyaranlarla karşılaşmasının bilişsel açıdan aktif kalmaya katkı sağlayabileceğine dikkat çekilirken, kişilerin ilgi alanlarına uygun zihinsel ve sosyal faaliyetleri yaşamlarının bir parçası haline getirmeleri öneriliyor.
Bu kapsamda;
Kitap okumak, yazı yazmak, bulmaca çözmek, hafıza egzersizleri yapmak, yeni bilgiler öğrenmek, bahçe işleriyle ilgilenmek ve gönüllülük faaliyetlerine katılmak gibi aktivitelerin zihinsel olarak aktif bir yaşamın parçası olabileceği belirtiliyor.
Bununla birlikte söz konusu aktivitelerin Alzheimer hastalığını kesin olarak önlediği şeklinde değerlendirilmemesi, sağlıklı yaşamın ve risk faktörlerinin kontrolünün bütüncül bir yaklaşım içerisinde ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
“Unutkanlık Yaşlanmanın Doğal Bir Sonucu Olarak Görülmemeli”
Uzmanlar, özellikle kişinin günlük yaşamını etkileyen unutkanlıkların yalnızca yaşlanmaya bağlanmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Unutkanlık, kelime bulma güçlüğü, davranış değişiklikleri, planlama ve yön bulma sorunları gibi belirtilerin fark edilmesi halinde zaman kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulması öneriliyor.
Erken dönemde yapılan değerlendirmelerin, belirtilerin nedeninin ortaya çıkarılması açısından önem taşıdığı belirtilirken, Alzheimer dışında bazı başka hastalıkların veya durumların da bilişsel şikâyetlere neden olabileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle özellikle kişinin kendisinde veya yakınlarında fark edilen belirgin ve ilerleyici değişikliklerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Erken Tanı Hastanın Yaşam Kalitesine Katkı Sağlayabilir
Alzheimer hastalığında erken tanının hastalığın yönetimi açısından önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor.
Hastalığın erken evresinde yapılacak tıbbi değerlendirme sayesinde kişinin bilişsel durumunun daha ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi, hastalığın seyrinin takip edilmesi ve uygun destek ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesi mümkün olabiliyor.
Modern tıbbi değerlendirme ve görüntüleme yöntemlerinin de hekimlerin tanı sürecine katkı sağladığı ifade edilirken, erken dönemde başlanan uygun destek ve tedavilerin bazı hastalarda hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılmasına ve yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Hasta Yakınlarının Gözlemleri Büyük Önem Taşıyor
Alzheimer hastalığının erken belirtileri bazı durumlarda hastanın kendisinden önce yakınları tarafından fark edilebiliyor.
Özellikle kişinin daha önce kolaylıkla gerçekleştirdiği günlük işleri yapmakta zorlanması, aynı soruları tekrar tekrar sorması, yakın geçmişte yaşanan olayları hatırlayamaması, alışılmış davranışlarında belirgin değişiklikler göstermesi veya yön bulmakta zorlanması gibi durumların aile bireyleri tarafından dikkatle takip edilmesi gerekiyor.
Hasta yakınlarının gözlemlerinin hekime aktarılması, değerlendirme sürecine önemli katkı sağlayabiliyor.
Bu nedenle aile bireylerinin yaşanan değişiklikleri “normal yaşlılık” olarak değerlendirmek yerine, belirtilerin sürekliliğini ve günlük yaşam üzerindeki etkisini gözlemlemeleri önem taşıyor.
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü ile Farkındalık Artırılıyor
Alzheimer hastalığının toplumda daha fazla tanınması, belirtilerin erken fark edilmesi ve erken tanının teşvik edilmesi amacıyla 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü olarak kabul ediliyor.
Dünya Alzheimer Günü kapsamında gerçekleştirilen farkındalık çalışmalarıyla Alzheimer hastalığına ilişkin doğru bilginin toplumla paylaşılması, hastaların ve hasta yakınlarının desteklenmesi ve erken başvurunun önemine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Özkan Avcı’nın değerlendirmeleri de Alzheimer hastalığı konusunda farkındalığın artırılmasının ve özellikle erken belirtilerin göz ardı edilmemesinin önemini ortaya koyuyor.
Alzheimer’da Erken Farkındalık Büyük Önem Taşıyor
Alzheimer hastalığı yalnızca hastayı değil, ailesini ve bakım sürecinde rol alan kişileri de etkileyen uzun süreli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, tansiyon ve kan şekeri gibi kronik hastalıkların kontrol altında tutulması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, sosyal ve zihinsel açıdan aktif bir yaşam sürdürülmesi ve şüpheli belirtilerde sağlık kuruluşlarına başvurulması büyük önem taşıyor.
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü, toplumun her kesimine “unutkanlığı fark et, belirtileri önemse, erken değerlendirmeyi ihmal etme” mesajının hatırlatılması açısından önemli bir farkındalık günü olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, özellikle günlük yaşamı etkileyen ve giderek artan unutkanlık, davranış değişiklikleri veya bilişsel sorunların görülmesi halinde nöroloji uzmanına başvurulmasını öneriyor.
Yalova Başak


















