Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi ile Geri Dönüşümde Tarihi Adım
Türkiye, çevre koruma ve sürdürülebilir ekonomi hedefleri doğrultusunda atık yönetiminde tarihi bir dönüşüme hazırlanıyor. Uzun yıllardır gündemde olan ve çeşitli tarihlerde ertelenen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başlanacak. Yeni sistem sayesinde vatandaşlar kullandıkları plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını iade ederek her bir ambalaj için 1 TL teşvik bedeli alabilecek.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) koordinasyonunda hayata geçirilecek uygulama, Türkiye’nin geri dönüşüm performansını artırmayı ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı hedefliyor.

Plastik Sektöründen Depozito Sistemine Tam Destek
Depozito Yönetim Sistemi’nin hayata geçirilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, Türk plastik sektörünün uygulamayı güçlü şekilde desteklediğini söyledi.
Gençer, geçmiş yıllarda iki kez ertelenen depozito uygulamasının artık hayata geçirilmesinin sektör açısından son derece önemli olduğunu belirterek, sistemin kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşüm konusunda Türkiye’ye önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti.
Geri Dönüşüm Sektörü Daha Az Plastik Atık İthal Edecek
Türkiye’de geri dönüşüm sanayisinin uzun yıllardır kaliteli hammadde ihtiyacını karşılamak için yurt dışından plastik atık ithal etmek zorunda kaldığını belirten Şener Gençer, yeni sistemin bu tabloyu değiştireceğini söyledi.
Gençer, “Uzun yıllardır savunduğumuz kaynağında ayrıştırma kültürü bu sistemle güçlenecek. Plastik, cam ve metal ambalajların daha temiz ve kaliteli şekilde toplanması mümkün olacak. Böylece geri dönüşüm tesislerimizin ihtiyaç duyduğu hammaddenin önemli bir bölümü yurt içinden karşılanabilecek. Bu durum hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük kazanım sağlayacak” dedi.
Uzmanlara göre depozito sistemi sayesinde geri dönüşüm kalitesinin yükselmesi, ithal atık ihtiyacının azalması ve döngüsel ekonominin güçlenmesi bekleniyor.

Zincir Marketler ve AVM’lerde Depozito Makineleri Kurulacak
Yeni sistem kapsamında zincir marketler, alışveriş merkezleri ve belirlenen satış noktalarında ambalaj iade makineleri kurulacak. Vatandaşlar tükettikleri içecek ambalajlarını bu noktalara teslim ederek depozito bedelini geri alabilecek.
Yetkililer, uygulamanın sorunsuz şekilde başlayabilmesi için işletmelerin hazırlıklarını tamamlaması gerektiğini belirtiyor. Ambalajlı içecek satışı yapan veya servis eden işletmelerin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden kayıt işlemlerini gerçekleştirerek operatör seçimlerini yapmaları gerekiyor.
Türkiye’de Yeni Tüketim Alışkanlığı Dönemi
Depozito Yönetim Sistemi yalnızca bir geri dönüşüm projesi olarak görülmüyor. Uzmanlar, sistemin toplumda yeni bir çevre bilinci oluşturacağını ve tüketim alışkanlıklarını değiştireceğini vurguluyor.
Şener Gençer, sistemin “At-Kurtul” anlayışını sona erdirerek “Edin-Yararlan-Dönüştür” yaklaşımını yaygınlaştıracağını belirtti.
Yeni uygulama ile vatandaşların kullandıkları ambalajları ekonomik bir değer olarak görmesi ve geri dönüşüme kazandırması hedefleniyor. Böylece hem çevre kirliliğinin azaltılması hem de kaynakların verimli kullanılması amaçlanıyor.
Milli Ekonomiye Yıllık 30 Milyar TL Katkı Bekleniyor
Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi’nin ekonomik etkilerinin de oldukça yüksek olması bekleniyor.
EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının kontrollü şekilde geri kazanılması sayesinde Türkiye ekonomisine yıllık en az 30 milyar TL doğrudan katkı sağlanacağını açıkladı.
Türkiye’de her yıl yalnızca içecek sektöründe 20 milyar adedin üzerinde plastik şişe kullanıldığına dikkat çeken Gençer, tüketim miktarının her geçen yıl arttığını belirtti. Sektör verilerine göre içecek ambalajı sayısının 2030 yılında 30 milyar adedi aşması bekleniyor.
Bu büyüklükteki bir pazarın geri dönüşüm zincirine dahil edilmesiyle birlikte hem doğal kaynakların korunması hem de ekonomide önemli bir katma değer oluşturulması öngörülüyor.
Çevresel Riskler Azalacak, Karbon Ayak İzi Düşecek
Uzmanlar, depozito sisteminin çevresel etkilerinin ekonomik kazanımlar kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Doğaya bırakılan plastik atıkların azaltılması, denizlerin korunması, düzenli depolama sahalarındaki yükün hafiflemesi ve sera gazı emisyonlarının düşürülmesi sistemin başlıca hedefleri arasında yer alıyor.
Özellikle plastik atıkların doğada yüzlerce yıl boyunca çözünmeden kalabilmesi nedeniyle geri dönüşüm sistemlerinin çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.

“Atıklarımız Çöp Değil, Servet”
Şener Gençer, gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır başarıyla uygulanan depozito sisteminin Türkiye için de önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek, atıkların ekonomik değerinin daha iyi anlaşılması gerektiğini söyledi.
“Türkiye artık atıklarını çöp olarak değil, servet olarak görmelidir” diyen Gençer, her türlü evsel ve endüstriyel atığın enerji ve hammadde kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Geri Dönüşüm Kültürü Eğitimle Güçlendirilecek
Uzmanlar, sistemin kalıcı başarı elde edebilmesi için toplumun tüm kesimlerinde geri dönüşüm bilincinin artırılması gerektiğini belirtiyor.
Bu kapsamda özellikle okul öncesi eğitimden başlayarak çocuklara çevre bilinci ve geri dönüşüm alışkanlığının kazandırılmasının önemine dikkat çekiliyor. Sadece çevre kurumlarının değil, eğitim, enerji ve sağlık alanındaki kamu kuruluşlarının da sürece aktif destek vermesi gerektiği ifade ediliyor.
1 Temmuz 2026 Türkiye İçin Dönüm Noktası Olacak
Türkiye’nin döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda hayata geçirilecek Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi, çevresel sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve ekonomik kalkınma açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Yetkililer, 1 Temmuz 2026 tarihinde başlayacak uygulamayla birlikte milyonlarca ambalajın yeniden ekonomiye kazandırılacağını, çevre kirliliğinin azaltılacağını ve Türkiye’nin geri dönüşüm alanında uluslararası standartlara daha hızlı ulaşacağını belirtiyor.
Yeni sistemle birlikte iade edilen her ambalaj, yalnızca ekonomik bir değer değil; daha temiz bir çevre, daha güçlü bir geri dönüşüm altyapısı ve gelecek nesillere bırakılacak daha sürdürülebilir bir Türkiye anlamına geliyor.
Kaynak: Haber Merkezi


















