Yalova’da aile emeğiyle başlayan sirke üretimi, genç mühendis Beyhan Pınar’ın girişimcilik vizyonuyla yeni bir döneme giriyor. 2010 yılında deneysel üretimle başlayan, 2019’da işletmeye dönüşen Fuat Pınar Sirkeleri’nde geleneksel üretim anlayışı; mühendislik, otomasyon, dijitalleşme ve kurumsallaşma adımlarıyla geleceğe taşınıyor.
Aile emeğinden mühendislik vizyonuna uzanan bir başarı hikâyesi
Beyhan Pınar’ın hikâyesi, yalnızca bir aile işletmesinin yeni nesle devredilmesinden ibaret değil. Bu hikâye; mühendislik eğitimi, kamu deneyimi, girişimcilik ve geleneksel üretim kültürünün aynı çatı altında buluştuğu dikkat çekici bir dönüşüm sürecini ortaya koyuyor.
2017 yılında liseden mezun olan Pınar, teknik alanlara duyduğu ilgiyi profesyonel bir kariyere dönüştürmek amacıyla Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde eğitim hayatına başladı.
Üniversite yıllarında yalnızca akademik bilgilerle yetinmeyen Pınar; özellikle endüstriyel otomasyon, elektrik makineleri, sistem altyapıları ve modern üretim teknolojileri üzerine yoğunlaştı. Bu süreçte kazandığı analitik düşünme ve problem çözme becerileri, ilerleyen yıllarda aile işletmesinin gelişiminde önemli bir avantaj haline geldi.

2010 yılında başlayan üretim, 2019’da işletmeye dönüştü
Beyhan Pınar’ın bugün yön verdiği Fuat Pınar Sirkeleri’nin temelleri ise yıllar önce ailesinin yürüttüğü çalışmalarla atıldı.
Pınar ailesi, 2010 yılında sirke üretiminin inceliklerini ve geleneksel üretim yöntemlerini araştırmaya başlayarak uzun soluklu bir deneyim sürecine girdi. Zaman içerisinde elde edilen bilgi, birikim ve tecrübe, 2019 yılında resmi bir işletmenin kurulmasıyla ticari bir yapıya dönüştü.
Bu süreçte baba Fuat Pınar ve anne Meryem Pınar’ın emeği, işletmenin temelini oluşturdu.
Aile tarafından yıllar içerisinde oluşturulan üretim kültürü; doğallık, güvenilirlik, emek ve dürüst üretim anlayışı üzerine şekillendi. Beyhan Pınar ise bu mirası yeni nesil bir yönetim anlayışıyla geliştirmeyi hedefliyor.
Kamu deneyiminin ardından girişimcilik kararı
Pınar’ın kariyer yolculuğunda önemli dönüm noktalarından biri de 2024 yılında başlayan kamu göreviydi.
Memuriyet süreci, Pınar’a kamu sektörünün çalışma disiplini, kurumsal işleyişi ve bürokratik süreçleri konusunda önemli bir deneyim kazandırdı. Ancak aile işletmesinin geleceğine ilişkin sorumluluk duygusu ve girişimcilik hedefleri, kariyerinde yeni bir karar almasına neden oldu.
Mart 2026’da memuriyet görevinden istifa eden Beyhan Pınar, babası Fuat Pınar ve annesi Meryem Pınar tarafından kurulan Fuat Pınar Sirkeleri’nin yönetimini devraldı.
Bu karar, onun açısından yalnızca meslek değişikliği değil; yıllar boyunca ailesinin büyük emeklerle oluşturduğu bir değeri gelecek nesillere taşıma sorumluluğunun üstlenilmesi anlamına geliyor.

Mühendislik bilgisi üretim süreçlerine yansıyor
Beyhan Pınar’ın aile işletmesinin başına geçmesiyle birlikte geleneksel üretim anlayışının korunmasının yanı sıra modernleşme süreci de hız kazandı.
Elektrik-elektronik mühendisliği eğitiminin kazandırdığı sistematik düşünme biçimini işletmeye yansıtan Pınar; üretim süreçlerinin daha düzenli hale getirilmesi, otomasyon anlayışının geliştirilmesi, kalite süreçlerinin güçlendirilmesi ve dijitalleşme gibi alanlarda yeni adımlar atmaya başladı.
Bu yaklaşımın temelinde ise geleneksel üretim deneyimini tamamen değiştirmek yerine, aileden gelen bilgi birikimini modern teknoloji ve yönetim anlayışıyla birleştirmek bulunuyor.
Pınar’ın hedefi, yıllar içerisinde oluşan üretim tecrübesini koruyarak işletmenin daha sistemli, sürdürülebilir ve kurumsal bir yapıya kavuşmasını sağlamak.
Hedef yalnızca yerel bir marka olmak değil
Fuat Pınar Sirkeleri’nde başlayan dönüşümün en önemli hedeflerinden biri de markanın yalnızca yerel ölçekte bilinen bir işletme olarak kalmaması.
Beyhan Pınar, aile işletmesinin güvenilirlik, üretim kalitesi ve kurumsal altyapı açısından güçlendirilerek daha geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyor.
Bu doğrultuda marka kimliğinden üretim süreçlerine, teknolojik altyapıdan yönetim anlayışına kadar farklı alanlarda gelişim hedefleniyor.
Pınar’ın vizyonu; geleneksel üretim kültürünü modern teknolojilerle buluşturarak güvenilirliği, doğallığı ve üretim disipliniyle öne çıkan, ulusal ölçekte güçlü bir marka oluşturmak.
“Üretim benim için yalnızca ticaret değil”
Beyhan Pınar’ın girişimcilik anlayışının merkezinde ise yalnızca ticari büyüme bulunmuyor.
Pınar için üretim, insanların güvenilir ve kaliteli gıdaya ulaşabilmesine katkı sunan bir sorumluluk olarak değerlendiriliyor.
Ailesinden devraldığı üretim mirasını sürdürürken tüketici güvenini merkeze alan bir yaklaşım benimseyen Pınar, üretimin her aşamasında kalite ve güvenilirlik anlayışının korunmasına önem veriyor.
Bu bakış açısı, işletmenin geleceğe yönelik vizyonunun da temelini oluşturuyor.

Akademik kariyer de devam ediyor
Girişimcilik faaliyetleri Beyhan Pınar’ın akademik hedeflerini ise sona erdirmedi.
Pınar, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı’ndaki yüksek lisans eğitimini sürdürerek akademik çalışmalarına devam ediyor.
Böylece bir yandan aile işletmesinin yönetimini üstlenen Pınar, diğer yandan mühendislik alanındaki akademik gelişimini sürdürüyor.
Bu durum, Fuat Pınar Sirkeleri açısından da farklı bir perspektif ortaya çıkarıyor. Geleneksel üretim tecrübesi ile mühendislik ve akademik bakış açısının aynı yapıda buluşması, işletmenin gelecekte teknoloji ve inovasyon odaklı gelişiminde önemli bir rol oynayabilir.
Geleneksel üretim ile modern teknoloji aynı çatı altında
Fuat Pınar Sirkeleri’nin yeni dönem vizyonunun temelinde geçmiş ile geleceği bir araya getirmek bulunuyor.
Bir tarafta 2010 yılında başlayan aile üretim tecrübesi, diğer tarafta elektrik-elektronik mühendisliği eğitimi ve modern yönetim anlayışı…
Bu iki farklı deneyimin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan model, aile şirketlerinin kuşaktan kuşağa aktarılmasında da dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Beyhan Pınar’ın yaklaşımı, aileden devralınan değerleri değiştirmek yerine onları daha güçlü bir kurumsal yapı içerisinde geleceğe taşımaya dayanıyor.

“Tarladan sofraya doğallık” hedefi
Fuat Pınar Sirkeleri’nin gelecek vizyonunda tüketiciye ulaşan ürünün arkasındaki üretim kültürünün korunması önemli bir yer tutuyor.
Markanın temel yaklaşımı; doğal üretim anlayışını, güvenilirliği ve kalite odaklı çalışma prensiplerini bir arada sürdürmek.
“Tarladan sofraya” anlayışını merkeze alan marka, geleneksel üretim kültürünün sağladığı deneyimi modern standartlarla buluşturmayı hedefliyor.
Bu anlayış doğrultusunda amaç, yalnızca ürün üretmek değil; tüketiciye güven veren, üretim süreci konusunda şeffaf ve sürdürülebilir bir marka yapısı oluşturmak.
Yeni nesil girişimcilik anlayışının örneklerinden biri
Beyhan Pınar’ın kariyer hikâyesi, mühendislik eğitimi alan gençlerin kendi uzmanlıklarını geleneksel sektörlere nasıl taşıyabileceğini de gösteriyor.
Mühendislikten kamu sektörüne, kamudan aile işletmesinin yönetimine uzanan bu kariyer yolculuğunda farklı disiplinlerden edinilen deneyimler tek bir hedef doğrultusunda birleştiriliyor.
Pınar’ın önündeki temel hedef ise açık: Ailesinin yıllar boyunca emek vererek oluşturduğu Fuat Pınar Sirkeleri markasını korumak, geliştirmek ve daha geniş kitlelere ulaştırmak.
Bunun için geleneksel üretim kültürünün yanı sıra teknoloji, otomasyon, kurumsallaşma, akademik bilgi ve modern yönetim anlayışından yararlanılması planlanıyor.
Aile mirası, mühendislik ve girişimcilik gelecekte buluşuyor
Fuat Pınar Sirkeleri’nin hikâyesi, bir aile işletmesinin yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olmadığını da ortaya koyuyor.
2010 yılında araştırma ve deneyimle başlayan süreç, 2019 yılında resmi işletmeye dönüşürken; 2026 yılında ise yeni nesil bir girişimcilik anlayışıyla farklı bir aşamaya taşındı.
Beyhan Pınar’ın hedefi, anne ve babasının yıllar boyunca oluşturduğu değerleri korurken işletmeyi teknolojik ve kurumsal açıdan geleceğe hazırlamak.
Elektrik-elektronik mühendisliği eğitimi, kamu deneyimi, devam eden yüksek lisans çalışmaları ve aileden devraldığı üretim tecrübesini aynı potada buluşturan Pınar, Fuat Pınar Sirkeleri’ni yerel bir aile işletmesinden ulusal ölçekte güçlü ve güvenilir bir markaya dönüştürme hedefiyle yoluna devam ediyor.
Bu hikâyenin merkezinde ise üç kuşağa yayılan bir anlayış değil, aynı ailenin farklı dönemlerde biriktirdiği deneyimlerin tek bir noktada buluşması var: Emek, üretim, güven ve geleceğe yatırım.
Yalova Başak


















