Yalova Gazipaşa Caddesi’nde bulunan 44 bağımsız bölümlü Marmara Apartmanı’nın 6306 sayılı Kanun kapsamındaki kentsel dönüşüm süreci, maliklerin belge ve şeffaflık talepleriyle yeni bir tartışmanın odağına taşındı. Apartman sakinlerinden Haber Ajansımıza ulaşan bilgilere göre yaklaşık bir yıldır devam ettiği belirtilen kentsel dönüşüm sürecinde; müteahhit seçimi, vekâletnamelerin kapsamı, karot uygulaması, proje ve sözleşmelerin paylaşılması, alternatif tekliflerin değerlendirilmesi, yapı yetki kayıtları ve maliklerin toplantılardaki karar süreçlerine katılımı konusunda çeşitli soru işaretleri bulunuyor.
Maliklerin bir bölümü, kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını, ancak dönüşümün hukuki hakların korunması, belgelerin eksiksiz paylaşılması ve tüm maliklerin özgür iradesinin güvence altına alınması şartıyla yürütülmesini istediklerini belirtiyor.
“Amacımız Kentsel Dönüşüme Engel Olmak Değil”
Marmara Apartmanı’ndaki bazı maliklerin hazırladığı ve Haber Ajansımıza ulaştırdığı kapsamlı dosyada, temel taleplerinin binanın yenilenmesine karşı çıkmak olmadığı özellikle vurgulanıyor. Malikler, güvenli ve çağdaş bir yapıya kavuşmak istediklerini ancak süreçte alınacak kararların açık, belgeli ve karşılaştırılabilir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Dosyada özellikle şu başlıkların açıklığa kavuşturulması isteniyor:
- Müteahhit seçiminin hangi karar ve kriterlerle yapıldığı,
- Müteahhit firmaya ait ticari ve teknik belgelerin paylaşılması,
- Geçmiş projelere ilişkin ruhsat ve yapı kullanma izin belgelerinin incelenmesi,
- Müteahhidin mali yeterliliğinin değerlendirilmesi,
- Karot işleminin hangi karar ve yetkiye dayanarak gerçekleştirildiği,
- Vekâletnamelerin kapsamının maliklere açık şekilde anlatılması,
- Proje ve sözleşmelerin yeterli süre verilerek incelenebilmesi,
- Alternatif müteahhit tekliflerinin değerlendirilmesi,
- Yapı yetki kayıtlarının güncel durumunun ortaya konulması.
Müteahhit Seçimiyle İlgili İtirazlar
Maliklerin hazırladığı dosyada, ilk aşamada bir kentsel dönüşüm komitesi oluşturulduğu ve komitede apartman yöneticileri ile birlikte müteahhitlik deneyimi bulunan bir malik ve belediyenin imar biriminde mimar olarak görev yaptığı belirtilen bir malik bulunduğu ifade ediliyor.
İddialara göre başlangıçta müteahhitlerin geçmiş işlerinin, ticari sicillerinin, mali durumlarının ve daha önce tamamladıkları yapıların incelenmesi yönünde bir yaklaşım benimsendi. Ancak süreç ilerledikçe çok sayıda müteahhidin değerlendirme dışında kaldığı ve belirli bir firma üzerinde yoğunlaşılmaya başlandığı ileri sürülüyor.
Maliklerin iddiasına göre, farklı firmaların hangi kriterlerle elendiği ve hangi ticari şartların değerlendirildiği konusunda tüm maliklerin ayrıntılı olarak bilgilendirilmediği yönünde soru işaretleri bulunuyor.
Vekâletnameler Neden Müteahhit Seçimi Öncesinde Gündeme Geldi?
Dosyanın en önemli başlıklarından biri de vekâletnameler. Maliklerin beyanına göre, belirli bir müteahhit için noter üzerinden vekâlet verilmesi yönünde girişimlerde bulunuldu. Bazı maliklerin ise kendilerine sunulan vekâletnamenin kapsamının kentsel dönüşüm işlemlerinin gerektirdiği yetkilerin ötesine geçebileceği yönünde itirazları oldu.
Bu noktada maliklerin cevap beklediği temel soru şu:
Müteahhit seçimi ve nihai sözleşme koşulları kesinleşmeden, maliklerden neden geniş kapsamlı vekâletname istenildi?
Malikler, vekâlet vermeden önce hangi kişiye, hangi işlemler için ve hangi sınırlar içerisinde yetki verileceğinin açıkça ortaya konulmasını talep ediyor.
WhatsApp Grubunda “Baskı” İddiası
Kentsel dönüşüm sürecindeki tartışmaların yalnızca resmi toplantılarla sınırlı kalmadığı da dosyada yer alan iddialar arasında. Bazı maliklerin beyanlarına göre, apartmanın WhatsApp iletişim grubunda farklı görüş bildiren kişilerin mesajlarının silindiği, bazı kişilerin iletişim imkanlarının kısıtlandığı ve alternatif müteahhit arayışlarının çeşitli gerekçelerle eleştirildiği ileri sürülüyor.
Malikler, farklı görüşlerin dile getirilmesinin engellenmemesi gerektiğini savunurken, apartman yönetimi ve kentsel dönüşüm komitesinin bu iddialara ilişkin açıklamasının kamuoyu açısından önem taşıdığını belirtiyor.
Bu iddiaların gerçeğe uygun olup olmadığı ise grup kayıtları ve diğer iletişim kayıtlarının incelenmesiyle ortaya konulabilecek nitelikte.
Karot İşlemi Hangi Karara Dayanıyordu?
Dosyada dikkat çeken bir diğer konu ise karot uygulaması. Maliklerin iddiasına göre, adı geçen müteahhit apartmandan bir bağımsız bölüm satın almasının ardından karot işlemi gerçekleştirildi. Malikler, müteahhit seçimi ve buna ilişkin açık bir malik kararı bulunmadan karot işleminin hangi yetkiyle gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istiyor.
Buradaki tartışmanın teknik boyutunun yanı sıra, işlemin hangi karar, başvuru veya yetkilendirme kapsamında yapıldığının resmi belgeler üzerinden ortaya konulması talep ediliyor.
Toplantıya İki Gün Kala Proje ve Sözleşme İddiası
Marmara Apartmanı dosyasında 29 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirildiği belirtilen toplantı da önemli başlıklardan biri. Maliklerin beyanına göre, toplantıdan yalnızca iki gün önce bazı maliklere avan proje ve sözleşme örnekleri ulaştırıldı.
Malikler, kapsamlı bir kentsel dönüşüm sözleşmesinin bu kadar kısa süre içerisinde incelenmesinin sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını güçleştirdiğini savunuyor. Ayrıca imar planındaki değişikliklerin ve proje revizyonlarının da süreç üzerinde etkili olduğu ileri sürülüyor.
Bu nedenle maliklerin temel talebi, nihai karar verilmeden önce projenin, sözleşmenin, bağımsız bölümlerin dağılımının, metrekarelerin, şerefiye hesabının, teslim süresinin, teminatların ve gecikme halinde uygulanacak hükümlerin açık şekilde ortaya konulması.
“Müteahhitten Belgeleri Neden Alamıyoruz?”
Dosyada en fazla üzerinde durulan başlıklardan biri de müteahhitten talep edildiği belirtilen belgeler. Maliklerin beyanına göre şu belgelerin kendilerine sunulması istendi:
- Daha önce gerçekleştirilen yapıların ruhsatları,
- Yapı kullanma izin belgeleri,
- Ticaret sicili kayıtları,
- Mali yeterliliği değerlendirmeye yönelik belgeler,
- Yapı yetki kayıtları,
- Firmanın geçmiş projelerine ilişkin bilgiler.
Malikler, bu belgelerin kendilerine eksiksiz şekilde sunulmadığını iddia ediyor. Müteahhit tarafının ise bu taleplere yönelik yaklaşımının ayrıca açıklanması bekleniyor. Burada önemli olan nokta, söz konusu belgelerin gerçekten talep edilip edilmediği ve talep edilmişse hangi belgelerin neden paylaşılmadığının resmi kayıtlar ve tarafların açıklamalarıyla ortaya konulması.
“Islak İmzalı ve Kaşeli Bağlayıcı Teklif” Talebi
Maliklerin en belirgin taleplerinden biri de yazılı teklif. İddialara göre müteahhitten; yapılacak binanın özellikleri, bağımsız bölümlerin dağılımı, metrekareler, şerefiye sistemi, maliyet ve finansman modeli, teslim süresi, gecikme halinde uygulanacak hükümler, teminatlar ve diğer ticari koşulları içeren imzalı ve kaşeli bağlayıcı bir teklif isteniyor.
Maliklerin dosyasında, bu talebe karşı “Burası TOKİ projesi değil” şeklinde bir ifade kullanıldığı ileri sürülüyor. Bu ifade ve görüşün müteahhit tarafından gerçekten kullanılıp kullanılmadığının da tarafların açıklamalarıyla netleştirilmesi gerekiyor. Malikler ise taleplerinin TOKİ ile ilgili olmadığını, yalnızca kendi taşınmazları ve kendi ekonomik hakları bakımından karar verebilmeleri için teklif koşullarının yazılı şekilde ortaya konulmasını istediklerini belirtiyor.
“F” Yapı Grubu Kaydıyla İlgili Soru
Dosyada yer alan dikkat çekici iddialardan biri de yapı yetki kaydıyla ilgili. Malikler, 16 Haziran 2026 tarihinde kendilerine sunulduğunu belirttikleri 23 Ekim 2024 tarihli bir belgede müteahhidin yapı grubunun “F” olarak görüldüğünü, 16 Eylül 2026 tarihinde alınan güncel belgede ise ilgili hanede “(-)” ibaresinin yer aldığını ifade ediyor.
Malikler, bu değişikliğin nedenini ve hangi işlem sonucunda meydana geldiğini soruyor. Ancak bu konudaki kesin değerlendirme için ilgili resmi kayıtların tamamının karşılaştırılması gerekiyor.
Sorulan temel sorular ise şöyle:
- “F” yapı grubu kaydı ne zaman değiştirildi?
- Değişikliğin hukuki veya idari gerekçesi nedir?
- Güncel yapı yetki durumu nedir?
Bu soruların ilgili resmi kayıtlar üzerinden açıklığa kavuşturulması bekleniyor.
Toplantılarda Gerginlik İddiası
Kentsel dönüşüm sürecinin zaman zaman ciddi gerginliklere sahne olduğu da maliklerin açıklamalarında yer alıyor. Bazı maliklerin, toplantılarda kendilerine yönelik hakaret ve fiziksel müdahale girişimi yaşandığını ileri sürdüğü, konuya ilişkin kolluk ve adli makamlara başvurular yapıldığı belirtiliyor.
29 Ağustos 2026 tarihli toplantıda da gerginlik yaşandığı ve polis ekiplerinin çağrıldığı iddia ediliyor. Malikler, bundan sonraki toplantılarda güvenlik endişelerinin giderilmesi amacıyla kolluk kuvvetlerinden bir görevlinin bulunmasını talep ediyor. Bu iddiaların hukuki açıdan değerlendirilmesi ise soruşturma ve adli süreçlerin sonucuna bağlı.
Yabancı Uyruklu Malikler İçin Bilgilendirme Talebi
Dosyada ayrıca apartmanda Türkçeye yeterince hâkim olmayan yabancı uyruklu maliklerin bulunduğu belirtiliyor. Malikler, bu kişilerin vekâletname, sözleşme, proje, toplantı kararları ve ekonomik sonuçlar hakkında yeterli şekilde bilgilendirilip bilgilendirilmediğinin de incelenmesini istiyor.
Özellikle hukuki sonuç doğurabilecek belgelerin imzalanması öncesinde maliklerin neye onay verdiklerini anlamalarının sağlanması gerektiği ifade ediliyor.
6306 Sayılı Kanun Kapsamında Karar Süreci Neden Önemli?
6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği, riskli yapıların dönüşümüne ilişkin çeşitli usul ve esaslar öngörüyor. Güncel yönetmelikte riskli yapılarda gerçekleştirilecek uygulamalara ilişkin maliklerin hisseleri oranındaki karar süreçleri ve anlaşma şartlarının bildirilmesine yönelik hükümler bulunuyor.
Bu nedenle Marmara Apartmanı özelinde hangi kararların hangi tarihte alındığı, kararların hangi çoğunlukla oluşturulduğu, maliklere hangi belgelerin sunulduğu ve vekâletnamelerin hangi yetkileri içerdiği gibi hususların somut belgeler üzerinden değerlendirilmesi önem taşıyor.
Başka bir ifadeyle, tartışmanın sağlıklı biçimde sonuçlandırılabilmesi için kişisel iddialardan ziyade toplantı tutanakları, vekâletnameler, sözleşmeler, projeler, resmi yapı kayıtları ve diğer belgelerin incelenmesi gerekiyor.
Maliklerin Talepleri 6 Başlıkta Toplanıyor
Marmara Apartmanı’nda itirazlarını dile getiren maliklerin talepleri genel olarak şu başlıklarda toplanıyor:
- Müteahhit seçiminin açık kriterlerle ortaya konulması
- Müteahhidin teknik, ticari ve mali yeterliliğine ilişkin belgelerin paylaşılması
- Proje ve sözleşmelerin tüm maliklerin incelemesine sunulması
- Alternatif müteahhit tekliflerinin değerlendirilmesi
- Vekâletnamelerin kapsamının açık ve sınırlı şekilde belirlenmesi
- Toplantıların güvenli, düzenli ve tüm maliklerin görüşlerini özgürce ifade edebileceği şekilde yapılması
Malikler ayrıca bundan sonraki süreçte önemli kararların noter huzurunda açık şekilde kayıt altına alınmasını istiyor.
“Biz Kentsel Dönüşüme Değil, Şeffaflıksızlığa Karşıyız”
Marmara Apartmanı’ndaki itirazların merkezinde, dönüşümün kendisinden ziyade sürecin nasıl yürütüldüğü bulunuyor. Malikler, güvenli bir binaya kavuşmak istediklerini ancak bunun yanında ekonomik ve hukuki haklarının da korunmasını talep ediyor.
Onlara göre sağlıklı bir dönüşüm sürecinde müteahhit seçimi, proje, sözleşme, maliyet, bağımsız bölüm dağılımı, teslim tarihi, teminat ve diğer temel koşullar açıkça ortaya konulmalı. Öte yandan apartman yönetimi, kentsel dönüşüm komitesi ve müteahhit tarafının da kendilerine yöneltilen iddialara ilişkin görüşlerini açıklaması, kamuoyunun konunun bütün taraflarını dinleyebilmesi açısından önem taşıyor.
44 Bağımsız Bölüm İçin Kritik Süreç
Marmara Apartmanı’nda yaşanan tartışma yalnızca bir müteahhit seçimi meselesi olarak değerlendirilmiyor. Ortada 44 bağımsız bölüm, çok sayıda malik ve uzun vadeli ekonomik ve hukuki sonuçlar doğurabilecek bir dönüşüm süreci bulunuyor.
Bu nedenle maliklerin talep ettiği belgelerin paylaşılması, kararların hangi yetkiye dayanılarak alındığının ortaya konulması ve taraflar arasındaki iddiaların resmi kayıtlarla açıklığa kavuşturulması, sürecin geleceği açısından önem taşıyor.
Maliklerin Haber Ajansımıza ulaştırdığı dosyada, ellerindeki resmi belgeleri, toplantı kayıtlarını, vekâletnameleri, yazışmaları ve diğer dokümanları bağımsız gazeteciler ile yetkili makamların incelemesine sunmaya hazır oldukları ifade ediliyor.
Kamuoyunun Önündeki Temel Sorular
Marmara Apartmanı dosyasında cevap bekleyen başlıca sorular şöyle sıralanıyor:
- Müteahhit seçimi hangi kriterlere göre yapıldı?
- Alternatif firmalardan alınan teklifler ve elenme gerekçeleri neden tüm maliklerle paylaşılmadı?
- Müteahhitten talep edilen belgeler neden maliklere sunulmadı?
- İmzalı ve kaşeli bağlayıcı teklif konusunda tarafların yaklaşımı nedir?
- Vekâletnameler hangi yetkileri içeriyor?
- Karot işlemi hangi karar ve yetki kapsamında gerçekleştirildi?
- Yapı yetki kayıtlarında görülen değişikliğin nedeni nedir?
- Toplantılarda yaşandığı ileri sürülen gerginlikler hakkında resmi başvuruların sonucu nedir?
- Farklı görüşteki maliklerin iletişim kanallarına ilişkin iddiaların dayanağı nedir?
- Yönetim veya komite ile müteahhit arasında herhangi bir ticari ya da hukuki bağlantı bulunuyor mu?
Bu soruların yanıtı, tarafların açıklamalarının yanı sıra resmi belgelerin incelenmesiyle netlik kazanabilecek.
Bu Dosyada Son Sözü Belgeler Söyleyecek
Marmara Apartmanı’ndaki kentsel dönüşüm süreci, Yalova’da bina yenileme çalışmalarında şeffaflık, malik iradesi ve bilgiye erişim konularının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gündeme getiriyor. Maliklerin bir bölümü, dönüşümün önünde durmadıklarını; aksine güvenli ve çağdaş bir yapıya kavuşmak istediklerini ifade ediyor. Ancak bunun karşılığında tüm ekonomik ve hukuki şartların açık şekilde ortaya konulmasını talep ediyor.
Dosyada yer alan iddiaların tamamı henüz yargı kararıyla kesinleşmiş hususlar değildir. Bu nedenle tarafların beyanlarının ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Marmara Apartmanı’ndaki sürecin bundan sonraki aşamasında özellikle müteahhit seçimi, sözleşme hükümleri, vekâletnameler, proje, yapı yetki kayıtları, karot işlemi ve malik kararlarının hangi hukuki ve fiili temele dayandığının açıklığa kavuşması bekleniyor.
Çünkü söz konusu olan yalnızca bir apartmanın yeniden yapılması değil; 44 bağımsız bölümün mülkiyet, ekonomik hak ve geleceğini ilgilendiren kapsamlı bir dönüşüm süreci. Maliklerin ortak beklentisi ise tartışmaların kişiselleştirilmeden, iddiaların belgelerle ortaya konulması ve kararların tüm maliklerin bilgisi dahilinde, açık ve hukuka uygun şekilde yürütülmesi.
Marmara Apartmanı henüz dönüşmedi. Ancak dönüşüm sürecinin nasıl yönetileceği konusunda yaşanan tartışma, apartman sakinleri arasındaki güven ve dayanışmayı da ciddi biçimde sınamış durumda. Bundan sonraki süreçte gözlerin, tarafların açıklamalarından çok resmi belgelere ve alınacak kararlara çevrilmesi bekleniyor.


















