HÜR-SEN’DEN EMEKLİLERİN VE EMEKÇİLERİN GEÇİM MÜCADELESİNE TEPKİ: “BU SİSTEM DEĞİŞMELİ!”
HÜR-SEN Yalova İl Temsilcisi Ersin Tanrıkulu, coğrafi işaretli Yalova kivisi bahçelerinde çalışan emekçi kadınlar üzerinden emeklilerin ve kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. Tanrıkulu, “Bu yaşta sizi çalışmaya mecbur eden sistemin değişmesi sünnet değil, farzdır” sözleriyle emeklilerin geçim mücadelesini gündeme taşıdı.
Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu (HÜR-SEN) Yalova İl Temsilcisi ve Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görev yapan Ersin Tanrıkulu, Yalova’nın coğrafi işaretli ürünlerinden Yalova kivisinin üretim sürecinde çalışan emekçilerin görüntüleri üzerinden dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
Yalova’nın Taşköprü bölgesinde, coğrafi işaret kullanan çiftçilerin kivi bahçelerinden numune alınması sırasında çekilen görüntüleri paylaşan Tanrıkulu, bahçelerde çalışan kadınların durumuna özellikle dikkat çekti. Paylaşımında, görüntülerde yer alan kadınların bahçe sahibi olmadığını, tamamının ücret karşılığı çalışan emekçiler olduğunu belirtti.
“DİKKAT: ALIN TERİ İÇERİR”
Paylaşımına “Dikkat: Alın Teri İçerir” ifadesiyle başlayan Tanrıkulu, Yalova kivisinin üretiminde emek veren kadınların çalışma koşullarını ve ekonomik mücadelesini gündeme getirdi.
Özellikle emeklilik dönemine gelmiş insanların hâlâ çalışmak zorunda kalmasının düşündürücü olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, yıllarca çalışıp emek verdikten sonra dinlenmesi gereken vatandaşların neden geçim mücadelesine devam ettiğini sorguladı.
Tanrıkulu, “Emekli oldukları hâlde, evinde oturup yılların yorgunluğunu atmak varken, bu yaşta bu insanlar neden hâlâ geçim derdinde?” ifadeleriyle emeklilerin ekonomik koşullarına dikkat çekti.
“1 KASIM 2024’TEN 1 KASIM 2026’YA DEĞİŞEN NE VAR?”
Tanrıkulu, 1 Kasım 2024 tarihinde yaptığı paylaşımı hatırlatarak 1 Kasım 2026 itibarıyla emeklilerin ve memurların ekonomik durumunda beklenen değişimin gerçekleşmediğini savundu.
İki yıl önce dile getirdiği sorunların bugün de gündemde olduğunu belirten Tanrıkulu, emeklilerin yaşam koşulları ve kamu çalışanlarının gelirleri konusunda daha kapsamlı iyileştirmeler yapılması gerektiğini ifade etti.
“KAMU ÇALIŞANININ MAAŞINDAKİ KALEMLER EMEKLİLİKTE NEDEN KAYBOLUYOR?”
Kamu çalışanlarının bordrolarında çok sayıda ödeme kalemi bulunduğunu ancak emeklilik döneminde bu ödemelerin önemli bir bölümünün gelir hesabına yansımadığını dile getiren Tanrıkulu, emekli aylıklarının hesaplanma sistemini de eleştirdi.
Kamu çalışanlarının aktif görevde aldıkları ücret ile emeklilikte elde ettikleri gelir arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini belirten Tanrıkulu, emeklilikte yaşanan gelir kaybının giderilmesi yönünde düzenleme yapılması çağrısında bulundu.
“ZENGİNDEN ALIN, EMEKÇİDEN DEĞİL!”
Ekonomik yükün çalışanların ve emeklilerin omuzlarına bırakılmaması gerektiğini savunan Ersin Tanrıkulu, paylaşımını şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:
“Bu yaşta sizi çalışmaya mecbur eden sistemin değişmesi sünnet değil, farzdır…
Emeklilikler için ne zaman düğmeye basılacak?
Kamu çalışanları bordrolarında bir sürü kalem görüyor ancak emekli olduklarında bu kalemlerin çoğu ellerinden alınıyor. Neden?
Zenginden alın, emekçiden değil…”
YALOVA’DAN EMEKLİLİK VE EMEK MÜCADELESİNE MESAJ
Ersin Tanrıkulu’nun açıklaması, Yalova’nın tarımsal üretiminde alın teri döken çalışanların yanı sıra emeklilerin ve kamu çalışanlarının ekonomik beklentilerini de gündeme taşıdı.
Coğrafi işaretli Yalova kivisinin üretiminde çalışan emekçilerin görüntüleri üzerinden verilen mesaj, üretimin arkasındaki insan emeğinin ve emeklilik döneminde insanca yaşam koşullarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Tanrıkulu’nun çağrısı, emekli aylıklarının iyileştirilmesi, kamu çalışanlarının emekliliğe yansıyan gelirlerinin artırılması ve çalışanların ekonomik refahının güçlendirilmesi yönündeki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.




















