Jeotermal enerji sektörü temsilcileri, EPDK tarafından jeotermal enerji santralleri için tahsis edilen 100 MW’lık hibrit santral kapasitesinin yetersiz olduğunu belirterek, santrallerin kurulu güçlerinin en az yüzde 20’sine karşılık gelecek şekilde toplam 360 MW hibrit kapasite tahsis edilmesini talep etti. Jeotermal Enerji Derneği Başkanı Ali Kındap, santrallerin ürettikleri elektriğin yaklaşık yüzde 20-25’ini kendi ihtiyaçları için tükettiğini vurgulayarak yatırımcıların desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki önemli aktörlerinden olan jeotermal enerji sektörü, hibrit santral yatırımlarının önünün açılması için kapasite artışı talebini gündeme taşıdı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 16 Nisan 2026 tarihli ve 14482 sayılı kurul kararı kapsamında jeotermal enerji santrallerine yönelik tahsis edilen 100 Megavatlık hibrit kurulu güç için başvurular sürerken, sektör temsilcileri mevcut kapasitenin ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu savunuyor.
Türkiye genelinde yaklaşık 1.800 MW seviyesine ulaşan jeotermal kaynaklı elektrik üretim kapasitesine karşılık gelen 100 MW’lık tahsisin, toplam kurulu gücün yalnızca yüzde 5,5’ine denk geldiğine dikkat çekiliyor. Sektör temsilcileri, bu oranın yatırım iştahını artıracak düzeyde olmadığını ifade ediyor.

Ali Kındap: “Jeotermal Santraller Baz Yük Kaynağıdır”
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, jeotermal enerjinin yenilenebilir enerji kaynakları arasında baz yük üretim yapabilen tek kaynak olduğuna dikkat çekti. Yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörüne sahip jeotermal santrallerin kesintisiz enerji üretimi gerçekleştirdiğini belirten Kındap, bu tesislerin aynı zamanda önemli miktarda öz tüketim gerçekleştirdiğini söyledi.
Kındap, “Santrallerimiz ürettikleri enerjinin yaklaşık yüzde 20 ila yüzde 25’ini kendi enerji ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyor. Bu nedenle yatırımcılarımıza kurulu güçlerinin en az yüzde 20’si kadar hibrit santral kurma imkânı tanınması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
YEKDEM Şartı Kapasiteyi Daha da Sınırlıyor
EPDK tarafından tahsis edilen 100 MW’lık hibrit kapasiteden yalnızca Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) süresini tamamlamış jeotermal santraller yararlanabiliyor.
Ali Kındap’ın verdiği bilgilere göre, 2025 yılı sonu itibarıyla YEKDEM’den çıkan jeotermal santrallerin toplam kurulu gücü 620 MW seviyesine ulaştı. Bu rakamın 2026 yılı sonunda ise 833 MW’a yükselmesi bekleniyor.
Bu verilerin, mevcut 100 MW’lık tahsisin yetersizliğini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Kındap, özellikle kapasite faktörü esas alınarak yapılacak sıralamanın bazı yatırımcıların sistem dışında kalmasına neden olabileceğini belirtti.
“EPDK başvuruları değerlendirirken santrallerin kapasite faktörlerini esas alacak. Ancak farklı rezervuar alanlarında faaliyet gösteren santraller arasında doğal olarak kapasite faktörü farklılıkları bulunuyor. Kurulu gücü yüksek ve öz tüketimi fazla olan bazı tesislerin, kapasite faktörleri daha düşük olduğu için bu tahsislerden yararlanamama riski bulunuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Sektörün Beklentisi 360 MW Kapasite
Mevcut düzenleme kapsamında bir jeotermal enerji santraline tahsis edilebilecek hibrit kapasite üst sınırı 10 MW olarak belirlenmiş durumda. Ayrıca 16 Nisan 2026 tarihinden önce yapılan hibrit santral başvurularının da aynı kapasite havuzundan değerlendirileceği belirtiliyor.
Jeotermal sektörünün beklentisinin toplam kurulu gücün yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen 360 MW seviyesinde hibrit kapasite tahsisi olduğunu dile getiren Kındap, böyle bir düzenlemenin yatırımcıları önemli ölçüde motive edeceğini söyledi.
Türkiye’nin güneş enerjisinde yaklaşık 27 bin MW, rüzgâr enerjisinde ise 16 bin MW kurulu güce ulaştığını hatırlatan Kındap, jeotermal enerji sektörünün talebinin hem makul hem de uygulanabilir olduğunu ifade etti.
Hibrit Santral Başvurularında Süreç Nasıl İşleyecek?
EPDK tarafından belirlenen başvuru takvimi ve değerlendirme kriterleri kapsamında:
- YEKDEM süresini tamamlamış her bir jeotermal santral için son 5 yıllık üretim ve kurulu güç verileri kullanılarak ortalama kapasite faktörü hesaplanacak.
- Başvurular, kapasite faktörü en yüksek olan santralden başlanarak sıralanacak.
- Açıklanan toplam tahsis kapasitesine ulaşılıncaya kadar kapasite dağıtımı gerçekleştirilecek.
- Son 5 yıl içerisinde farklı dönemlerde devreye alınan kapasitelere ilişkin hesaplamalar ayrı ayrı yapılacak.
- Elektriksel kurulu gücü 3 MW ve altında olan tesislerde tahsis edilebilecek kapasite, mevcut kurulu güç kadar olacak.
- 3 MW’ın üzerindeki tesislerde ise tahsis miktarı, ilk 3 MW’a ilave olarak kalan kurulu gücün yüzde 25’i üzerinden hesaplanacak.
- Bir jeotermal santral için tahsis edilebilecek azami hibrit kapasite 10 MW ile sınırlandırılacak.
- Daha önce kapasite tahsisi almış tesislerde mevcut tahsis sınırları aşılmışsa başvuru iade edilecek, sınırların altında kalınması halinde eksik kapasite TEİAŞ tarafından tahsis edilecek.
Jeotermal enerji sektörü, hibrit santral yatırımlarının artırılmasıyla hem öz tüketim maliyetlerinin düşeceğini hem de yenilenebilir enerji üretiminde verimliliğin daha da yükseleceğini savunurken, gözler EPDK’nın başvurular sonrasında atacağı adımlara çevrildi.
Kaynak: Haber Merkezi


















