Yalova’da görev değişiklikleri ve yeni atamalar, yalnızca kurumların kendi çalışma düzenleri açısından değil, şehrin geleceği bakımından da önem taşıyor.
Çünkü bir kente yeni atanan her yönetici, beraberinde farklı bir bakış açısı, farklı bir çalışma anlayışı ve yeni hedefler getiriyor. Önemli olan ise bu hedeflerin zaman içerisinde somut hizmetlere dönüşüp dönüşmeyeceği.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı görevine başlayan Yunus Emre Büyükyurt ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede bende oluşan ilk izlenim de bu yönde oldu.
Yalova Gazeteciler Cemiyeti olarak gerçekleştirdiğimiz ziyarette, hem Yalova Adliyesi’nin mevcut durumu hem adli hizmetlerin daha etkin yürütülmesi hem de basın ile adli makamlar arasındaki iletişimin geliştirilmesi üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapma fırsatı bulduk.
Ziyarette Yalova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Polat, Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Demirok, yönetim kurulu üyeleri Sezgin Altınel ve Emine Ballı ile cemiyet üyeleri Yalova Başak Gazetesi İmtiyaz Sahibi Umut Yılmaz ve Esnaf Gazetesi İmtiyaz Sahibi Aydın Mert yer aldı.
Görüşmenin samimi atmosferi içerisinde Yalova’nın gündeminden adliye çalışanlarının koşullarına, adli dosya yükünden basınla iletişime kadar pek çok konuyu konuşma imkânı bulduk.
Ve açıkçası, görüşmeden ayrılırken üzerinde en fazla düşündüğüm konu şu oldu:
Yalova gerçekten de artık eski Yalova değil.
Yalova’yı yalnızca nüfusuyla değerlendirmek mümkün değil
Yalova’ya yeni gelen bir yöneticinin kısa süre içerisinde şehirle ilgili yaptığı tespitler, ister istemez dikkat çekiyor.
Başsavcı Yunus Emre Büyükyurt’un da Yalova’nın sosyal ve ekonomik yapısına ilişkin değerlendirmelerinde özellikle nüfus hareketliliğine dikkat çektiğini gördük.
Kentte özellikle yaz aylarında ciddi bir hareketlilik yaşanıyor.
Resmî nüfus rakamları, Yalova’nın günlük ve dönemsel nüfus hareketliliğinin tamamını tek başına ortaya koymuyor. Turizm, yazlık konutlar, sanayi, ulaşım ve çevre illerle olan bağlantılar nedeniyle şehir yılın belirli dönemlerinde çok daha yoğun bir nüfusa ev sahipliği yapıyor.
Görüşmemizde, baz istasyonlarından elde edilen sinyal yoğunluğu üzerinden yapılan değerlendirmelerde yaz döneminde Yalova’daki hareketliliğin zaman zaman çok yüksek seviyelere çıkabildiği ifade edildi.
Elbette burada önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor.
Bu tür veriler şehirde ikamet eden kişi sayısını göstermiyor. Transit geçiş yapanlar, günübirlik ziyaretçiler ve farklı nedenlerle şehirde bulunan kişiler de bu yoğunluğun içerisinde yer alabiliyor.
Ancak ortaya çıkan tablo yine de önemli.
Yalova’nın ihtiyaçlarını belirlerken yalnızca resmî nüfus rakamlarına bakmak yeterli olmayabilir.
Başsavcı Büyükyurt’un da dikkat çektiği noktalardan biri tam olarak bu.
Bana göre bu yaklaşım yalnızca adli hizmetler açısından değil, Yalova’nın tamamının planlanması açısından dikkate alınması gereken bir konu.
Yalova Adliyesi’nde yaklaşık 24 bin dosya
Görüşmemizin en dikkat çekici başlıklarından biri ise Yalova Adliyesi’nin iş yüküydü.
Başsavcı Büyükyurt’un paylaştığı bilgilere göre Yalova Adliyesi’nde yıllık yaklaşık 24 bin dosya ele alınıyor.
Bu rakam tek başına değerlendirildiğinde belki sadece bir istatistik gibi görülebilir.
Fakat her dosyanın arkasında bir insan, bir aile, bir mağduriyet, bir uyuşmazlık veya çözülmesi gereken hukuki bir mesele olduğunu düşündüğümüzde rakamın anlamı değişiyor.
Üstelik adli dosyaların tamamının aynı nitelikte olmadığı da açık.
Bazı dosyalar daha basit hukuki süreçlerden oluşurken bazıları daha kapsamlı soruşturma ve inceleme gerektirebiliyor.
Dolayısıyla adalet hizmetlerinin etkinliği yalnızca dosya sayısıyla değil, dosyaların niteliği, personel kapasitesi ve sonuçlanma süreleriyle birlikte değerlendirilmek zorunda.
İşte bu nedenle savcı ve adliye personelinin artırılması yönündeki çalışmalar bana göre görüşmenin en önemli başlıklarından biriydi.
Hedef daha fazla savcı, daha dengeli iş yükü
Başsavcı Büyükyurt’un göreve başlamasıyla birlikte Adalet Bakanlığı nezdinde savcı sayısının artırılması konusunda girişimlerde bulunulduğunu öğrendik.
Bu talebin arkasındaki temel düşünce ise oldukça anlaşılır:
Daha dengeli iş yükü, daha etkin çalışma ve vatandaşın adalet hizmetlerine daha hızlı ulaşabilmesi.
Bir savcının önündeki dosya sayısı arttıkça her dosyaya ayrılabilecek zaman ve dikkat açısından çeşitli zorluklar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yeterli insan kaynağı, adalet sisteminin sağlıklı işlemesinin temel unsurlarından biridir.
Ancak burada sadece savcı sayısına odaklanmak da doğru değil.
Adliye bir bütündür.
Savcılar, hâkimler, zabıt kâtipleri, mübaşirler, yazı işleri personeli ve diğer çalışanların oluşturduğu sistemin tamamının yeterli kapasiteye sahip olması gerekiyor.
Adliye personeli konusunda da talep var
Yalova Adliyesi’nin ihtiyaçları konuşulurken personel sayısının artırılması konusu da gündeme geldi.
Bu talep, özellikle iş yükünün azaltılması ve işlemlerin daha sağlıklı yürütülmesi açısından önemli.
Çünkü vatandaşın adliyeye geldiği andan dosyanın sonuçlanmasına kadar birçok farklı aşamada adliye personelinin emeği bulunuyor.
Dolayısıyla yargı hizmetlerinde verimlilik konuşulurken sadece hukukçuların değil, adliyenin bütün çalışanlarının çalışma koşullarının dikkate alınması gerekiyor.
Benim açımdan burada dikkat çekici olan, yeni Başsavcı’nın daha görevinin başında bu konuyu gündemine almış olması.
Elbette bundan sonraki süreçte önemli olan, yapılan taleplerin karşılık bulup bulmayacağı ve Yalova Adliyesi’nin insan kaynağının güçlendirilip güçlendirilmeyeceği.
Adliye lojmanı neden önemli?
Görüşmede gündeme gelen bir diğer konu ise Yalova Adliyesi lojmanları oldu.
Başsavcı Büyükyurt, bu konuda da çalışma yürütüldüğünü ve sürecin ilerletilmesi yönünde girişimlerin bulunduğunu ifade etti.
İlk bakışta lojman konusu, adli hizmetlerin doğrudan kendisiyle ilgili olmayan bir başlık gibi görülebilir.
Ancak kamu görevlilerinin çalışma ve yaşam koşulları, kurumların personel yapısını doğrudan etkileyebiliyor.
Özellikle farklı şehirlerden görev nedeniyle gelen hâkim ve savcıların barınma konusunda yaşayabileceği sorunların azaltılması, kamu hizmetinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.
Bu nedenle lojman meselesini yalnızca bir personel imkânı olarak değil, kamu hizmetinin devamlılığı açısından da değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.
Yalova basını açısından önemli bir başlık: Basın konusunda uzmanlaşmış savcı
Görüşmede beni en çok düşündüren konulardan biri de basın alanındaki adli süreçler oldu.
Savcı kadrosunun artırılması yönündeki çalışmalar kapsamında, basın alanında deneyimli ve bu konulara yoğunlaşabilecek bir savcının Yalova’da görev yapması ihtimalinin de değerlendirilebileceği ifade edildi.
Bunun neden önemli olduğunu anlatmaya sanırım gerek yok.
Medya artık sadece gazete sayfalarından oluşmuyor.
Bugün bir haber saniyeler içerisinde internet sitelerinde yayımlanıyor, sosyal medya platformlarında milyonlarca kişiye ulaşabiliyor ve aynı olay farklı hesaplarda farklı biçimlerde paylaşılabiliyor.
Bu hızlı iletişim ortamında gazetecilik ile hukuk arasındaki ilişkinin doğru kurulması her zamankinden daha önemli.
Gazetecinin görevi kamuoyunu bilgilendirmek.
Yargının görevi ise hukuk çerçevesinde soruşturma ve kovuşturma süreçlerini yürütmek.
İki alanın birbirini doğru anlaması, hem basın özgürlüğü hem de kişilerin haklarının korunması açısından büyük önem taşıyor.
Hızlı haber kadar doğru haber de önemli
Gazetecilikte yıllardır değişmeyen bir kural var:
Hızlı olmak önemlidir ama doğru olmak daha önemlidir.
Özellikle adli olaylarda bu durum çok daha hassas.
Bir olayın ilk bilgileri çoğu zaman eksik olabilir.
Soruşturma devam ediyor olabilir.
Şüpheli hakkında henüz kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayabilir.
Bu nedenle haber hazırlanırken masumiyet karinesi, soruşturmanın gizliliği, kişilik hakları, özel hayatın korunması ve kamu yararı gibi temel ilkelerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Başsavcı Büyükyurt’un da basınla iletişimin önemine vurgu yapması bu açıdan dikkat çekici.
Doğru bilgiye ulaşabilen gazeteci, kamuoyunu da daha sağlıklı bilgilendirir.
Kamu kurumlarının iletişim kanallarını açık tutması ise dezenformasyonun önlenmesine katkı sağlayabilir.
Burada sorumluluk yalnızca basına ait değil.
Kamu kurumları ile medya arasında karşılıklı güvene dayalı bir iletişim mekanizması kurulması gerekiyor.
Vali Usta’nın mesajı da önemli
Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta’nın da Başsavcı Büyükyurt’un gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yeni Başsavcı ile birlikte güzel çalışmalara imza atılacağı yönündeki değerlendirmesi dikkat çekmişti.
Bana göre bu mesajın asıl önemi, kurumlar arasındaki koordinasyon noktasında ortaya çıkıyor.
Çünkü Yalova’nın önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağı sorunlar tek bir kurumun çözebileceği nitelikte değil.
Ulaşım…
Altyapı…
Çevre…
Sanayi…
Turizm…
Konutlaşma…
Nüfus hareketliliği…
Kamu hizmetlerinin kapasitesi…
Bütün bu başlıklar kurumlar arası koordinasyonu zorunlu kılıyor.
Yalova’nın artık daha büyük düşünmesi gerekiyor
Yalova uzun yıllar boyunca nüfusu bakımından Türkiye’nin küçük illerinden biri olarak değerlendirildi.
Ancak bugün şehrin ekonomik ve sosyal yapısı önemli ölçüde değişmiş durumda.
İstanbul ve Kocaeli gibi büyük merkezlere yakınlığı, ulaşım imkânları, sanayi yatırımları, turizm potansiyeli ve yaz aylarında artan nüfus hareketliliği Yalova’nın klasik bir küçük şehir anlayışıyla yönetilmesini zorlaştırıyor.
Dolayısıyla kamu kurumlarının da bu değişime göre kapasite geliştirmesi gerekiyor.
Adliye de bunun dışında değil.
Eğer şehir büyüyorsa adli hizmetlerin kapasitesi de buna paralel olarak güçlendirilmeli.
Eğer nüfus hareketliliği artıyorsa kamu kurumlarının planlamaları da buna göre yapılmalı.
Bir gazeteci olarak bende kalan izlenim
Kamu görevlileriyle yapılan görüşmelerde, söylenen sözlerden çok bazı ayrıntılar dikkatimi çeker.
Bir yönetici şehri ne kadar tanıyor?
Sorunları ne kadar doğru tespit ediyor?
Çözüm için hangi adımları atmayı düşünüyor?
Kurumunun eksikliklerinin farkında mı?
Ve en önemlisi, göreve geldiği şehir için nasıl bir hedef ortaya koyuyor?
Yunus Emre Büyükyurt ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede bu soruların bazılarına ilişkin olumlu izlenimler edindim.
Ancak burada altını özellikle çizmek gerekiyor:
Bir yöneticiyi değerlendirmek için yalnızca göreve başladığı günlerdeki açıklamalar yeterli değildir.
Asıl değerlendirme zaman içerisinde ortaya çıkacak.
Savcı sayısı artacak mı?
Adliye personeli güçlendirilecek mi?
Lojman konusunda somut bir adım atılacak mı?
Adli süreçlerin sonuçlanma sürelerinde olumlu bir gelişme yaşanacak mı?
Basın ile adli makamlar arasındaki iletişim daha sistematik hale gelecek mi?
Bunların tamamını zaman gösterecek.
Şimdi sıra icraatta
Benim bu görüşmeden çıkardığım temel sonuç şu:
Yalova Adliyesi açısından yeni bir dönemin kapısı aralanmış olabilir.
Ancak yeni dönem demek yalnızca yeni bir makam sahibinin göreve başlaması anlamına gelmiyor.
Yeni dönem;
daha güçlü personel,
daha dengeli iş yükü,
daha hızlı işleyen süreçler,
daha sağlıklı iletişim,
daha güçlü kurumlar arası koordinasyon ve
vatandaşın adalete daha etkin erişebilmesi anlamına gelmeli.
Bunlar gerçekleştiği takdirde bundan yalnızca Yalova Adliyesi değil, bütün Yalova kazanır.
Çünkü adalet hizmetlerinin kalitesi, doğrudan doğruya şehirde yaşayan insanların hayatına dokunur.
Yalova için ortak akıl şart
Yalova’nın geleceğini yalnızca bir kurumun veya bir yöneticinin belirlemesi mümkün değil.
Valilik, belediyeler, adli kurumlar, güvenlik birimleri, üniversite, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve basın…
Bu yapıların tamamının kendi görev alanlarında başarılı olması kadar birbirleriyle sağlıklı iletişim kurabilmeleri de önemli.
Yalova büyüyor.
Yalova değişiyor.
Yalova’nın sorunları da fırsatları da büyüyor.
O halde bizim de şehir olarak daha büyük düşünmemiz gerekiyor.
Yeni Başsavcı Yunus Emre Büyükyurt’un göreve başlarken ortaya koyduğu hedefler bu açıdan önemli.
Şimdi hep birlikte zaman içerisinde sonuçlarını göreceğiz.
Sözler değerlidir.
Hedefler önemlidir.
Ama kamu yönetiminde asıl belirleyici olan icraattır.
Yalova Adliyesi açısından önümüzdeki dönemde atılacak adımların, hem adli hizmetlerin kapasitesine hem de vatandaşın adalet hizmetlerine erişimine olumlu katkı sağlamasını diliyorum.
Başsavcı Yunus Emre Büyükyurt’a yeni görevinde başarılar diliyorum.
Yalova için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Çünkü daha etkin, daha hızlı ve daha nitelikli adalet hizmeti, yalnızca adliyenin değil, Yalova’nın tamamının kazanımıdır.
Ne diyelim…
Yalovamız için haydi hayırlısı.
Kalın sağlıcakla.
Umut Yılmaz
Yalova Başak Gazetesi İmtiyaz Sahibi



















